Erhürman “çoklu tarife sistemini kullanmayan çok az ülke var”

0
309

İş Kadınları Derneği, “2018’in Getirdikleri ve Götürdükleri, 2019’dan Ne Bekliyoruz” konulu panel düzenledi.

Kıbrıs Türk Sanayi Odası’nda düzenlenen panele, Başbakan Tufan Erhürman, Ekonomi ve Enerji Bakanı Özdil Nami, Milli Eğitim ve Kültür Bakanı Cemal Özyiğit ve Meclis Başkan Yardımcısı Zorlu Töre, bazı sivil toplum örgütleri ve davetliler katıldı.

Panelde, İş Kadınları Derneği Başkanı Şenay Ekingen ile Başbakan Erhürman birer konuşma yaptı.

Konuşmaların ardından panele konuşmacı olarak davet edilen Vargın Varer-2018’den gelen ve 2019’da bizi bekleyen fırsatlar/yükler; Mustafa Besim-Krizi fırsata çevirmek! Ekonomik politikalar ne olmalıdır; Evren Erk- Kriz & Özel Sektör; Dizem Ertaç Varoğlu- Makroekonomik politikalar ve sürdürebilirlik: Kuzey Kıbrıs ekonomisinde modellemenin önemi; Fatma Güven Lisaniler- Krizden daha eşitlikçi sürdürülebilir bir sosyo-ekonomik yapı yaratmak. Kuzey Kıbrıs ekonomisinin sosyo-ekonomik yapısı/Krizlerin sosyo-ekonomik yapı üzerindeki etkisi. Dönüşüm fırsatları konularında birer konuşma yaptı.

Panelin sonunda interaktif soru/cevaplar yer aldı.

EKİNGEN

İlk konuşmayı yapan İş Kadınları Derneği Başkanı Şenay Ekingen, ekonomik istikrar ve sürekliliğin iş insanları açısından önemine vurgu yaptı.

Geçmiş yıldan süren ekonomik krizin devam ettiğini, işletmelerin, kişilerin ve hükümetin bir kısım tedbirler aldığını ve alınmaya devam edeceğini dile getiren Ekingen, bazı sektörlerin durma noktasına geldiğini, bazılarını da küçülerek yaşamaya çalıştığını söyledi.

Dövizdeki artıştan kaynaklanan krizde bazı sektörlerde Güney’ye göre avantajlı duruma düşüldüğünden dolayı hareketlilik yaşandığını da dile getiren Ekingen, ekonomilerin istikrarlılığı ve sürekliliğinin önemine vurgu yaptı.

“ÜLKEDE DAHA GÜÇLÜ KADINLAR YARATMAK İSTİYORUZ”

Zaman zaman yaşanan iniş çıkışların kalıcı etkiler bıraktığını da dile getiren Ekingen, Derneğin amacının, ülkede ekonomik olarak daha güçlü kadınlar yaratmak, ülkenin ekonomisine katkıda bulunmak ve ülkenin ekonomisini büyütmek olduğunu kaydetti.

Ülke ekonomisi büyürken daha çok kazanmayı hedeflediklerini, daha fazla yatırım olmasını hayal ettiklerini, daha çok üretim olmasını düşündüklerini dile getiren Ekingen, kazancın da çalışanı ile hakça eşit şekilde bölüşen bir ülke düşündüklerini kaydetti.

ERHÜRMAN

Başbakan Tufan Erhürman da, panele dinlemek için geldiğini ve sunumları dinlemenin yararlı olacağını düşündüğünü dile getirerek, İş Kadınları Derneği’ne organizasyonu düzenledikleri için teşekkür etti.

2018 yılını “acı acı yaşayan” biri olarak, bir şiirin dizesini hatırladığını ve 2019 yılında da halen hatırlamaya devam ettiğini söyleyen Erhürman, “yaşadıklarımdan öğrendiğim bir şey var”  dizesini söyleyerek,  2018 yılının herkes için bu dizenin birşeyler ifade etmesini umduğunu söyledi.

2018 yılında ekonominin,  dövizin Türk Lirası karşındaki hızlı ve ani kazancı üzerine bina edildiğini, ardından yaşanan sel felaketinin de ekonomiye ciddi etkileri olduğunu dile getiren Erhürman, “dün itibarı ile yeniden endişeye kapıldık. Bütün bunlar bize birşeyler öğretmeli diye düşünüyorum, başka türlü buradan çıkış yok. Neden yok, şu anda dünyada en büyük ekonominin başındaki bir kişinin sabahleyin attığı tweetler ile bunların olabileceğine dair çok netleşmiş bilgimiz var… 10 sene 20 sene önceki diplomasi bilgimiz böyle şeyleri içermiyordu. 20 sene önceki diplomasimiz sabahleyin Amerika Birleşik Devler Başkanının bir tweet atarak dünyadaki birçok ülkede taşları yerinden oynatabileceğini, ülkenin ekonomisini olumsuz etkileyebileceği bilgisini taşımıyorduk ama artık bunun böyle olduğu geçen yıldan itibaren çok net olarak görülüyor” şeklinde konuştu.

“EN FAZLA GELİR TURZİM SEKTÖRÜNDEN…”

“Kendi kurgumuzu bir kez daha gözden geçirmemiz gerekiyor” diyen Erhürman, kurgunun; 960 Milyon Dolar ile en fazla gelir getiren Turizm sektörü, ikinci sırada da 800 Milyon Dolar civarında geliri olan yüksek öğrenim sektörü olduğunu kaydetti.

Turizm ve yüksek öğrenim sektörünün yan yana gelmesi halinde dış ticaretteki önemli orandaki açığın kapandığını dile getiren Erhürman, “biliyorsunuz dış ticarette de 1 Milyar 6 yüz bazen 1 Milyar 7 yüz Milyon dolar açığımız olduğunu sadece yüz milyon dolar civarında ihracatımız olduğunu dolayısıyla bunlar takkasa tukkas birbirini dengeliyor gibi görünüyordu. Tabi cari bütçede maaşların tuttuğu bir yer var ve ana mesele orada duruyor. Bir de Türkiye Cumhuriyetinden bir kaynak geliyor ve biz o kaynakla yatırımları yapmaya çalışıyoruz. Ama 2018 yılı, bu kurgunun yeterli olmadığını bize ispatladı” dedi.

“EKONOMİYE TEKNO-PARK VE ARAŞTIRMA GELİŞTİME TEŞVİKİNİ EKLEDİK”

2018 yılı içerisine kendilerinin turizm ve yüksek öğrenim sektörünün içerisine üçüncü bacak olarak tekno-parkları ve araştırma geliştirmenin teşvikini eklediklerini ve bunu da çok önemsediğini vurgulayan Erhürman, tekno-park ve araştırma geliştirmenin teorik  olarak devreye girmesi ve kısa zamanda pratik olarak da hayata geçecek olmasının bu alanda bir açılım olduğunu belirtti.

2009 yılından beri tekno-park ve araştırma geliştirme sektörünün Meclis gündeminde sürekli gidip geldiğini, 2009 yılından beri bekleyen bu iki yasanın Ekonomi ve Enerji Bakanı’nın çalışması ve ardından Maliye Bütçe Plan komitesinin çalışması ile ikisinin de yasalaşarak ekonominin içerisine bir faktör daha girdiğini kaydetti.

“GÜNEY’DEN KUZEY’E AKAN BİR EKONOMİ YAŞADIK”

2018 yılının Türk lirasının değer kaybı ile birlikte Güney’den Kuzey’e akan bir ekonomik faktör de yaşandığını dile getiren Erhürman, Güney’den Kuzey’e gelip alışveriş yapan binlerce kişinin ekonomiye katkısını da değerlendirerek, gelen kişilerin sadece alışveriş yapıp benzin istasyonundan benzin almadığını, kuaförlere ve diş hekimlerine kadar uzanan bir zincir yaratıldığını, bunun da bundan sonra ekonomiye katkısının da dikkate alınması gerektiğini belirtti.

“KAMU REFORMUNDA KARARLIYIZ”

2018 yılında yıllardır bekledikleri Kamu Reformunun Meclis’e ulaşmasını da sağladıklarını ve bu konuda da kesin kararlı olduklarını dile getiren Erhürman, Kamu Reformu yasasını sendikalar ile görüşmeye devam ettiklerini fakat orada önemli olanın kamudaki verimliliği sağlamak olduğunu vurguladı.

Kamuda verimliliğin düşük olduğunu daha önce de söylediğini ve tepki topladığını anımsatan Erhürman, “tekrar ediyorum. Kamu arzu ettiğimiz oranda verimli değildir. Ve evet bu kamu reformu bu verimliliği belli bir noktaya kadar taşımak amacıyla Meclistedir. Sendikalar ile diyalog devam ediyor. Kötü de gitmiyor. Bu kamu reformu evet geçecek. Bu ülkede gene yıllardan beri kangren olmuş bir meseledir bu kamu reformu meselesi” şeklinde konuştu.

Erhürman, turizm sektörünün gerçekten KKTC’nin geliri haline geleceği bir düşünceyi ve yaklaşımı geliştirmek gerektiğini, 960 Milyon dolar gelir getiren Turizm sektöründen KKTC vatandaşı istihdam bacağında sadece yüzde 20’lerde kalınıyorsa buradaki meseleye çözüm üretmek zorunda olduklarını kaydetti.

“TURİZM SEKTÖRÜ ÖNCÜ SEKTÖR OLMALI”

Turizm sektörünün öncü sektör olarak diğer sektörleri de arkasından çekip sürüklemesi gerektiğini dile getiren Erhürman, birçok üretici ile görüşüldüğü zaman turizm sektörü ile arzu edildiği ilişkinin kurulmadığının görüldüğünü kaydetti.

2018 yılında bu konuda da çalışmalar başlattıklarını ve sektörleri buluşturduklarını ve kendi aralarında bu alışverişi nasıl gerçekleştirebileceklerine baktıklarını dile getiren Erhürman, bunun da sistemin açıklarından biri olduğunu kaydetti.

“YÜKSEK ÖĞRENİM SEKTÖRÜNDE ÖNLEM ALIYORUZ”

Yüksek öğrenim sektöründe ise zaman zaman kırmızı ışıkların görüldüğünü ve hızla önlem almak için çalıştıklarını söyleyen Erhürman, 102 Bin öğrenciden bahsedildiğini ve en nihayet bir kayıt sisteminin İçişleri Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı ve Eğitim Bakanlığı arasında kurulduğunu ve bu kayıt sistemine şu ana kadar 57-58 Bin yabancı öğrencinin kayıtlı olduğunu belirtti.

Eğitim Bakanlığı’nın verdiği verilere göre, yüksek öğretimde KKTC vatandaşı öğrenci sayısının 12 Bin olduğunu, 58 Bin ile 90 Bin arasında açık verildiğini dile getiren Erhürman, “hala nüfusumuzun belli olmadığı konuşuluyor. Arkadaşlar, hükümete geldik geleli İçişleri Bakanımızın mesaisinin herhalde yüzde 70’i bu rakamlara gidiyor. Nerde kaç kişi çalışıyor. Noluyor. Şu anda İçişleri ve Çalışma Bakanlarının elindeki çalışma izinli yabancı çalışan sayısının bile örtüşmediği bir devleti devraldık biz. Ve bu rakamları şimdi bir biçimde doğru rakamlara taşımaya çalışıyoruz ve durmadan da birileri hala nüfusu belli olmayan ülkede neyi planlayacaksınız diyor. Belirleseydiniz kardeşim. Belirleseydiniz” şeklinde konuştu.

Erhürman sözlerine şöyle devam etti:

“Bir senede ulaşılan rakamlar, düşünün siz bu memlekette yüksek öğrenim sektörü dediğiniz -ben sektör demem ama öyle deniliyor- o sektörü tırnak içinde ikinci sektörünüz olarak belirleyeceksiniz ama bugüne kadar burada kayda geçmek için kılınızı bile kıpırdatmayacaksınız. Biz bir senenin içerisinde üç bakanlığın birlikte yaptığı çalışma ile bunu yapacağız ama hala kurduğunuz sistemin faulları sebebiyle 57 bini geçemeyecek çünkü neden, o sistem sayesinde sağlık fonuna para gidecekti gelen yabancı öğrenciden ve sağlık hizmeti sunabilecektik halkımıza ama bu sistem kurulmadığı için, biz bu sene kurduğumuz için sağlık fonuna para vermek konusunda da bazı üniversiteler ile sıkıntı yaşamaya devam ediyoruz. Bu da aslında zamanında yapılması gerekenlerin yapılmamış olmasından kaynaklanan bir şey”.

“2018 YILI BİZLER İÇİN BİRŞEYLERİ ÖĞRETEN YIL OLDU”

2018 yılının kendileri için bir şeyleri öğreten bir yıl olduğunu söyleyen Erhürman, turizm sektörü ile ilgili yapılması gereken çok iş olduğunu, yüksek öğretimde nitelik bazlı teşvike ve planlamaya önem vermek durumunda olduklarını kaydetti.

“ELEKTRİK VE SUDAKİ SORUNLARLA BOĞUŞUYORUZ”

Bilişim sektörünü, çıkardıkları yasalar ile sisteme entegre etmek zorunda olduklarını dile getiren Erhürman, elektrikte ve sudaki sorunlarla da çok yoğun bir şekilde boğuştuklarını kaydetti.

Sunun tarım, elektriğin de sanayi açısından en önemli girdi meselesi olduğunu ve sorunlarla boğuştuklarını da belirten Erhürman, Enerji Bakanı’nın mesaisinin çok önemli bölümünü enterkonnekte sistemine ayırdığını fakat kısa vadede bir adım atmalarının çok da kolay olmadığının ortaya çıktığını kaydetti.

En azından çoklu tarife sistemini ile bir şey yapmak istediklerini dile getiren Erhürman, bunun da bir zam olarak algılandığını fakat herkesin aylardır elektrikte bir fiyat ayarlamasının yapılacağını bildiğini kaydetti.

“ELEKTRİKTE FİYAT AYARLAMASI ÇOKLU TARİFE İLE ELE ALINDI”

Bu fiyat ayarlaması gerekliliğinin çoklu tarife ile birlikte ele alındığını ama çoklu tarifenin elbette hep birlikte izleneceği ve kendi içinde birtakım değişikliklerin gerekmesi halinde süreç içerinde bunları göre göre yapabileceklerini dile getiren Erhürman, bu uygulamanın da daha önce düşünülmüş ama gündeme gelmemiş bir uygulama olduğunu ve bu uygulamayı kendilerinin hayata geçirdiğini kaydetti.

Avrupa’da kendisinin aldığı duyuma göre, çoklu tarife sistemini kullanmayan çok az ülke olduğunu söyleyen Erhürman, “Uygulanır ama kendi içerisinde eksiklikleri tespit edilirse süreç içerisinde onlar düzeltilir. Bu da yapılan işlerden biridir” dedi.

“SUYUN TARIMDA KULLANILMASI YÖNÜNDE ÇALIŞIYORUZ”

Erhürman, Türkiye’den gelen suyu proje tamamlanmadan da tarıma verebilmek için girişimlerinin sürdüğünü dile getirdi.

“GİRİŞİMCİLİĞİN DESTEKLENMESİ GEREKİR”

Erhürman, girişimciliğin biraz daha desteklenmesi gerektiğini ve derneklerin de bu konuda çok daha aktif olması gerektiğini düşündüğünü vurguladı.

“GİRİŞİMCİLİK KÜLTÜRÜ YARATILMALI”

İnsanların kamuya hala girme noktasında olduğunu, oysa girişimciliğe soyunan kişilerin de başarılarının ortada olduğunu dile getiren Erhürman, kadın girişimcilerin de erkek girişimcilerin önüne geçmiş noktasında olduğunu, girişimcilik kültürünü de bu ülkede yaratmak için daha fazla uğraşmak gerektiğini kaydetti.