EN KRİTİK SAATLER

0
81

2’nci Dünya Savaşı sırasında dönemin İngiltere Başbakanı Winston Churchill’in üzerinde çok büyük bir baskı vardı…

Başta partisinin önde gelenleri olmak üzere birçok kesim Churchill’e, Faşist Hitler ile anlaşma yapmasını tavsiye ediyordu…

Churchill ise bunu reddediyor ve direniyordu…

Ancak baskılar o kadar bir yoğundu ki Churchill’in gardı düşmek üzereydi…

Peki, Churchill ne yapmalıydı?

Bu soruyu kendine soran Churchill, ani bir kararla halkın arasına indi…

Sokaklarda, trenlerde, otobüslerde, kısacası girebildiği her yerde İngiliz Halkı ile bu konuyu konuştu…

Ve aldığı cevap, “Asla Faşist Hitler’e teslim olmayacağız” olmuştu…

Bunun üzerine Churchill o tarihe geçen konuşmasını yapar ve İngiltere’nin, Almanya’ya teslim olmayacağını açıklar…

İngiltere tarihi için anlattığım bu olay ülkenin geleceği açsından en kritik saatler olarak adlandırılır…

Ki nitekim bu en kritik saatlerde tavanın değil tabanın sesine kulak veren Churchill ilerleyen dönemlerde haklı çıkar ve Faşist Hitler tarihin karanlık çöplüğüne gömülür…

Böylece İngiltere de bağımsız bir devlet olarak yoluna devam eder!..

Bugün 14 Ocak Pazartesi…

Halil’in davası 3 Ocak tarihinde görülmüş ve yargıç tarafından 10 gün içerisinde 2 bin TL para cezası ödemeye veya bu zaman zarfında belirlenen para miktarını ödemediği takdirde 20 günlük hapis cezasına çarptırılmıştı…

Evet, bizler de şu anda en kritik saatleri yaşıyoruz…

Her an Halil’i olduğu yerden alıp 20 günlüğüne hapse atabilirler…

Tavan 9 ay boyunca bu süreci izledi…

Muhalefet bu konuda resmen kin ve nefret kusuyor…

Taban ise, yani halkın emekçi kesimi ve de doğalında çoğunluğu Halil’i ve verilen mücadeleyi destekliyor…

Churchill önündeki en kritik saatleri halkı ile birlikte geçirdi…

Bizim Başbakanımız Tufan Erhürman ise, bırakınız en kritik saatleri halkı ile geçirmeyi, vicdani reddini açıklayan kişilerle dahi görüşmeyi reddediyor…

Tam 3 kez ben aracı girmeye ve bizimle görüşmesi gerektiğini ilgili kişilere ilettim…

Geri dönüş dahi alamadım!..

Diğer arkadaşların kaç kez görüşme talepleri olduğunu ise buradan yazmıyorum dahi!..

Bugün 14 Ocak Pazartesi!..

Tıpkı 22 Ocak olaylarında olduğu gibi Erhürman yine sessiz…

Belki de Halil’in bileklerine bugün bir suçlu gibi kelepçeler vurulacak!..

Neden?

Dünyanın neredeyse tüm ülkelerinde tanınmış bir hak olan vicdani reddini açıkladığı için…

Kısacası insan hakkı olan bir şeyi talep etmesi yüzünden…

Kıbrıslı Türklerin demokrasisine bir kara leke daha sürülmek üzere…

O nedenle “En kritik saatler” diyorum…

Meclisin elinde af yetkisi dahi var!..

Peki, cesaret var mı?

İşte onu hep birlikte önümüzdeki bu en kritik saatlerde göreceğiz…