Devlet Laboratuvarı yandı, gıdalar bir aydan beri denetimsiz

0
169

Devlet Laboratuvarı’nda 22 Aralık gecesi bilinmeyen bir nedenle yangın çıktı. Yangının nedeni aradan geçen bir ayda açıklanmadı.  Araştırma komisyonu kuruldu mu, polis raporu var mı; henüz bilinmiyor. Hata mı, kaza mı, sabotaj mı; muhtemelen öğrenilemeyecek.

Devlet Laboratuvarı sıradan bir yer değil. Büyük yatırımlar yapılan, her alet ve her ilacın paha biçilmez değerde olduğu bir yer. Ve kuru gıdadan sebzeye, uyuşturucudan suya her konuda, her alanda analiz ve tetkiklerin yapıldığı tek resmi kurum.

Laboratuvarın büyük oranda devre dışı kalmasıyla yerli ürünler yaklaşık bir aydan beri denetimsiz, analiz yapılmadan piyasaya sürülüyor.

Özellikle kereviz, maydanoz gibi pestisit kalıntılar bakımından riskli ürünlerin bolca piyasada olduğu bir dönem. Domatesten salatalığa her şeyin seralarda üretildiği bu mevsimde, piyasaya sürülen ürünlerin ne derece sağlıklı olduğu tartışmalı.

Tarım Bakanlığı, geçtiğimiz günlerde yaptığı bir açıklamada, laboratuvar yangını nedeniyle yerli ürünlere analiz yapma imkânı olmadığını teyit etmişti. Aynı açıklamada, ithal ürünler için kaynağından analiz raporu istendiği belirtilmişti. İthalatçı tarafından temin edilen bu raporların ne denli güvenli olduğu da tartışılır. Zaten güvenli olsaydı, Tarım Dairesi tarafından yapılan rutin analizlere ithal ürünler dâhil edilmezdi.

Kimyasal atıklar da bir diğer sorun… Sağlık Bakanı Faiz Sucuoğlu, milletvekillerinin sorusu üzerine 17 Ocak’taki birleşimde Meclis’te yaptığı konuşmada, konuyla ilgili çarpıcı ifadeler kullanmış ama nedense gündem olmamıştı.

“Yangın sonrasında hem üniversitelerden, hem Güney Kıbrıs’tan destek arayışına girdiklerini ancak sonuç alamadıklarını” anlatmıştı Sucuoğlu. Yangından 5-6 gün sonra Türkiye ile irtibata geçildiğini,  Gazi Üniversitesi’nden ekiplerin gelip araştırma yaptığını söylemişti. Daha ilginci, “heyetin yaptığı çalışmalarla laboratuvar yangınından çıkan atık maddelerin uluslararası normlarda varillere toplandığını ve özel yöntemle Güngör çöplüğüne gömüleceğini” ifade etmişti.

Güngör çöplüğü bu işlem için uygun mu, gömme işlemi yapıldı mı, güvenlik sorunu var mı; bunlar da bilinmezler arasında…

Günübirlik, her gün rüzgârın yönüne göre değişen gündemlerle savrulup giderken, ayaklarımızın altından kayanları fark etmeden yaşıyoruz galiba. İki gün laboratuvar yangını, üç gün trafik trajedisini konuşuyoruz. Sonra günlerce Cenevre/Kıbrıs müzakerelerine kilitleniyoruz. Ama ne yangın, ne kaza, ne de müzakereleri irdeliyoruz…

Sahi, 3 yaşamı söndüren, binlerce kişiyi günlerce sokaklara döken dağ yolundaki kaza konusu ne oldu!  Araştırma, soruşturma yapıldı mı; yoksa yeni bir kazaya kadar unutuldu mu!

Kıbrıs sorunu da İsviçre’de takılıp kaldı zaten. Beşli konferansın devam edip etmediğine bile hâlâ yanıt bulamadık…