DENKTAŞ’A NEDEN KIZDINIZ?

0
76

1977 – 1979 Doruk Anlaşmaları’nın altına bizim adımıza kim imza koydu?
Rauf Raif Denktaş…
Bahsettiğimiz anlaşmalar şu anda yürütülen müzakere sürecinin temelini oluşturuyor…
Biz, Rumlar ve BM, 77-79 Doruk Anlaşmaları’nın işaret ettiği temelde görüşmeleri sürdürmeyi kabul etmiş durumdayız…
Ve 40 yıldır da bu zemin üzerinde uzlaşıp, Kıbrıs sorununu çözmeye çalışıyoruz…
Peki, nedir bu zemin?
İki bölgeli, iki toplumlu, siyasi eşitliğe dayalı federal bir anlaşma!..
Eğer bunlar bir kazanımsa veya çözüm adına bir ilerleme ise, o zaman rahmetli Denktaş’a neden kızdınız?
Neden onu çözümün önündeki tek engel olarak gösterdiniz?
Adımın ismi, ‘Mr No’ya kadar çıktı!..
Ne diyordu rahmetli?
“Türkiye’nin garanti etmeyeceği hiçbir anlaşmayı toplumumun önüne getirmem”…
Başka?
“Federasyonu iki kurucu devlet oluşturacak”…
“İki bölgelilik kırmızı çizgimizdir”…
“Global takas gündeme gelecek”…
“Biz çözüm istiyoruz ama Rumlar istemiyor”…
Ve bunun gibi bilindik söylemler…
Bugün “Çözüm istiyoruz” diyen önemli bir kesim, geçmişte sırf bunları söylüyor diye Denktaş’a ateş püskürüyordu…
Hatta çözümün önündeki tek engelin Denktaş olduğunu söylüyordu…
Peki, geçmişte ateş püsküren bu kesim şimdi yürütülen müzakere süreci ile ilgili neler diyor?
“Türkiye’nin garanti etmeyeceği bir anlaşma düşünülemez”…
Başka?
“Federasyonu iki kurucu devlet oluşturacak”…
“İki bölgelilik kırmızı çizgimizdir”…
“Kuzeyde sarih çoğunluk bizde olacak”…
“Biz çözüm istiyoruz, Rumlar da bizim kadar istekli olursa çözüme ulaşırız”…
Bunlar ve bunlara benzer bilindik söylemler!..
Şimdi buradan soruyorum;
Madem Denktaş’ın savunduklarını savunmak, çözümü savunmak demekti, o zaman tüm bunları savunuyor diye Denktaş’a neden kızmıştınız arkadaş?
Sanırım bir vatandaş olarak bunu öğrenmek benim en doğal hakkım!..
Ya da derhal çıkar, “Biz Denktaş’ın kıymetini bilemedik, Rumların oyununa geldik ve çözüme engel olanın Denktaş olduğunu sandık” dersiniz…
Hatta, “AKP ve Erdoğan’a inanıp, onlara Denktaş’ı yemeleri için destek verdik, çok pişmanız, Denktaş en az bizim kadar çözüm istiyordu” diyerek günah çıkarırsınız…
Bu sol kesimin çoğu için geçerli bir durum…
Çünkü Denktaş ilk gün nerede duruyorsaydı, son nefesini verirken de orada duruyordu…
Demek ki söylem, fikir ve yön değiştiren o değil, sizlersiniz…
Ki yukarıda verdiğim örnekler bunun en büyük ispatıdır…
O nedenle bazı kişi ve kesimler çıkıp bu toplumdan, “Biz yanlış yaptık, Denktaş haklıydı” veya “Biz sizleri kandırdık, hedefimize ulaşınca da özümüze döndük” diyerek özür dilemedir…
Dilerler mi?
Siz dua edin beni de, “İşte çözümcü geçinen ama çözüm olmaması için uğraşan kişi” olarak ilan etmesinler!..
Onlara göre biz arızayız ancak toplumumuz için de konuşulması ve söylenilmesi gerekenleri dile getiren insanlarız…
Biz tercihimizi çoktan yaptık, Kıbrıslıların yanında yerimizi aldık…

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here