En Üst 1200×90

17 Ağustos 2017

Denetimli Serbestlik Yasası Üzerine

Haber İçi Üst 745×140

Geçtiğimiz günlerde Cumhurbaşkanı tarafından bir daha görüşülmek üzere Meclise iade edilen ve kısacası  “DENETİMLİ SERBESTLİK YASASI” olarak bilinen ve özünde “UYUŞTURUCU İLE MÜCADELE” kapsamında hazırlanan ve meclisten oybirliği ile geçen bir yasa tasarısının iade edilmesinin herhalde bazı nedenleri olsa gerek!..

En başta bilinmelidir ki  sadece  HALKIMIZI değil  TÜM  İNSANLIĞI tehdit eden bu illetle mücadele yöntemlerinden birisi de  “DENETİMLİ SERBESTLİK” uygulaması ile KULLANICILARI tedaviye teşvik ve rehabilite etmektir.

Yasanın yeniden gözden geçirilmesi ve mecliste yeniden görüşülmesi aşamasında dikkate alınması gerektiğine inandığım bazı hususlara kısaca değinmek suretiyle bu yolda çaba harcayanlara kendimce ışık tutmak istedim. Zaten bu yazımın esas amacı da budur.

Sonuç itibarıyla bazılarınca ters algılanma durumunu ortadan kaldırmak adına çok basit örneklemelerle konuyu incelemeyi tercih ettiğimden incelememe  soru –  cevap şeklinde yaklaşmak istedim.

Ülkeme girişte herhangi bir tür uyuşturucu ile yakalanan  yani yasanın tanımıyla “tasarrufunda bulunduran ” veya “ithal etmeye teşebbüs eden” veya “ithal eden” eden  kişilerin durumu ne olacak?

Bunları da rehabilite ve tedavi maksadıyla ülkemizde belirli bir süre misafir mi edeceğiz?

Unutulmamalıdır ki cezadan önce denetimli serbestlik talebi olursa ceza yerine rehabilite ve tedavi yönünde tedbirler öngörülmektedir.

Hapisle cezalandırılmadığı için de sınırdışı edilme durumu ortadan kalkacaktır.  Bu gibi  durumda olanlar için acaba adli  yardımlaşma anlaşması imzaladığımız Türkiye Cumhuriyeti dışındaki ülke vatandaşlarının dureumunu ayrıca beliledikten sonra 3. ncü ülke vatandaşlarını  “denetimli serbestlik yasası”  kapsamı dışında bırakıp cezasının tamamlanmasından sonra sınırdışı edilmesi mi gerekir?

Unutulmamalıdır ki cezalandırmanın temel amaçlarının başında  suç işleyen kişilerin topluma kazandırmak ve rehabilite etmek gelmektedir. Bu nedenle 3. Ülke vatandaşı olanların özellikle topluma kazandırılması ve rehabilite edilmesi ne derece mümkün ve mantıklıdır!

Sırası gelmişken TC vatandaşlarının durumları bu gibi 3.ncü ülke vatandaşlarından ayrı olarak değerlendirilebilir ve alternatif çareler üretilebilir kanısındayım. İthal aşamasında suçüstü yakalanlar ile ülke içerisinde daha sonraki tarihlerde suça bulaşanların durumları da ayni şekilde ayrı ayrı ele alınabilir kanısındayım. 

Bu çarelerin ne olduğunu ise bu yasa çalışmalarında fiilen görev alanlara bırakıyorum…

Her ne olursa olsun Uyuşturucu ile ilişkili olan  dosyaların çok süratle hazırlanması ve mahkemeye intikal ettirilmesi bu illetle ilgili olarak çare üretebilmenin en büyük yardımcısıdır …

Bu takdirde zanlı olan kişinin yargı önüne çıkması erkene alınır ve bunun yanında denetimli serbestlikten faydalıp faydalanmayacağı hususu netleşir. Ancak tüm kişileri yakalandıktan sonra tahkikatın tamamlanmasını müteakip eğer mahkemelerin takdirlerine göre yargılanana kadar teminatla serbest bırakmak ve saatli bomba gibi ülkemde dolaşmaya devam etmelerine olanak sağlamaksa bu hususun yasanın amacına ne denli katkıda bulunacağı tartışma kaldırır.

Suç işleyen kişilerin vatandaşlığına göre ayırım yapılması yasal ve anayasal mevzuata uygun mu sizce?  Bana göre uygun. Nedeniyse Anayasamızda Yabancıların haklarının yasa ile sınırlandırılabileceğinden bahsetmektedir.

Bugüne değin yabancıların, vatandaşlarla eşit hakka sahip olmadığını düzenleyen birden fazla yasal mevzuatın mevcut olduğu göz önünde bulundurulursa bunun yasal ve anayasal mnevzuata uygun olacağı rahatça anlaşılabir… Bunun en basit örneği sabıka kaydının silinmesine ilişkin yasa ile taşınmaz mal edinme yasası gibi yasalardır. Bazı durumlarda  bir yasadan faydalanmak için evvela KKTC vatandaşı koşulu aranmaktadır. 

Yasanın mevcut şekliyle  4.ncü maddesi aynen şöyledir. “Bu Yasa, Uyuşturucu Maddeler Yasası ve adı geçen Yasa tahtında yapılan Nizamname ve Emirnameler uyarınca mahkûm olan ve bu Yasanın 5’inci maddesindeki kriterlere haiz olup denetimli serbestlik sürecini seçen kişilerin, Mahkemenin tespit edeceği süreye uygun olarak Denetimli Serbestlik Kurulu tarafından yönlendirilerek takip ve/veya tedavi ve/veya rehabilite edilmeleri sürecini ve Denetimli Serbestlik Kurulunun oluşumunu, görev ve yetkilerini kapsar.

Kimin bu haktan yararlanacağını;  hangi ülke vatandaşlarının nasıl yararlandırılacaklarını belirlemek gerekmez mi?

Unutulmamalıdır ki 3. Ülke vatandaşı olup özeelikle ülkemizde öğrenci olarak bulunan kişilerin bu yasa kapsamına alınması durumunda “denetimli serbestlikten” faydalanma olanağı olacaksa bu kişiye hapis cezası veya herhangi bir ceza verilemeyeceği için okulla olan ilişkisi sorgulanamayacak ve bu olanaktan faydalanan her kişi için birden fazla kontrol elemanına ihtiyaç duyulacaktır. BENDEN SÖYLEMESİ…

İlgili yasanın kapsamı olarak Madde 5(1) de kullanmaktan veya tasarrufunda bulundurmaktan,  5( 2)(A) maddesi: ithal etmekten 5(2)(B) fıkrasında ise satma ve ticaret yapma niyeti olmadığı hususunda kanaate varılması durumunda bitki yetiştirme ve kişisel kullanıma kanaat getirilmesi durumunda ithal suçları ile ilgili olarak yasada belirlenen miktarların aşılması durumunda mahkemelere bu yasadan faydalandırma hakkı verilmesi amaçlanmaktadır.

Peki ihraç suçuna ne oluyor. Birisi KKTC’den yurt dışına çıkarken bu suçu işlemişse ne olacak. Bu yasada gözden kaçmıştır herhalde…

Madde 6.’da  suçu işleyenin bağımlı olması durumunda ve talebi üzerine  tedavi ve rehabilitasyon  ihtiyacının kimler tarafından nasıl tespit edileceği hususu üstü kapalı bir şekilde düzenlenmeye çalışılmıştır.

Bu aşamada eğri oturalım doğru konuşalım Madde bağımlısı veya uyuşturucu madde bağımlısı olan bir kişinin uyuşturucu ile yakalanmadan önce kendi isteği ile tedavi olmak isterse ne yapacağı, kime başvuracağı, tedavisi esnasında devletin ve ilgili birimlerin nasıl yer alacakları nasıl katkıda bulunabilecekleri hiç mi düşünülmedi…
Yoksa gönüllü olarak uyuşturucu belasından kurtulmak isteyen kişinin tedavi ve rehabilitasyonu bu yasanın amaçları arasında yer almıyor mu…

Yasanın geri kalan diğer maddeleri bir bütün olarak incelendiğinde bu illetle etkin mücadele edilmesi yolunda atılacak olan adımların yasal çerçevede alınmaya çalışıldığı, tüm tedbirlerin iyi niyetle kaleme alındığını ancak yetersiz olduğu kolayca anlaşılmaktadır.

Öncelikle uyuşturucu madde bağımlısı olan ve  tedavi yolunu seçen kişilere aleyhlerinde herhangi bir suç dosyası açılmaksızın tedavi olabilecekleri ve sırasında yatılı olarak kalabilecekleri adam gibi dört dörtlük olanaklar sunan bir veya birden fazla rehabilitasyon merkezlerinin gösterilebilmesi ve buı nedenle yasdanın  yürürlüğe girmesinden önce ivedilikle bu çalışmaların sonuçlandırılması gerekmez mi sizce!

Uyuşturucu ile mücadelenin ön koşulu olan tedavi süresince veya tedavinin başlangıcında, bu amaçla ve  çoğu kez bir süre için dahi olsa yatılı kalabilmeleri gerekebilir.

Bu takdirde tedavi olmak isteyen kişilere “Sinir ve Ruh Hastanesi” veya parası varsa “özel klinikler” dışında  ve içerisinde sosyal aktivitelerinde  de yapılabileceği merkezlerin gösterilebilmesi gerekmez mi?  Bu yönde alternatif olanaklar sunulmuş olması tedavi olmayı teşvik etmez mi?

Suç işleyen ve hakkında yasal işlem başlatılan kişilerin bir kısmının tedavi ve rehabilitasyonunu amaçlayan bu yasada daha etkin bir denetim ve netice alınması istenirse önce denetim mekanizmaları oluşturulabilir.

Denetimle ilgili olarak her kazada ayrı ayrı alt denetleme kurulları ile merkezde bunların üzerinde görev yapacak üst denetleme kurulu oluşturulabilir.

Bu şekilde en azından kişilerin daha etkin denetlenmesi sağlanabilir. Buna ek olarak denetleme kurullarında bu amaçlara yönelik olartak kurulmuş veya kurulacak olan dernek temsilcileri ve hatta zaman zaman bu illetten herhangi bir şekilde kurtulmuş olan kişilerden görüş, destek ve yardım hizmeti alınabilir kanısındayım.

Kısacası bu yasanın yeniden kaleme alınması durumunda Başsavcılık dahil olmak üzere bu yasa öncesi ve sonrasında ilgili makamlarca verilen görüş ve önerilerin yeniden değerlendirilmesi,

Yasadan faydalanacaklar açısından vatandaşlık durumuna göre farklı tedbirlerin alınmasına olanak sağlamak açısından alternatif çarelerin üretilmesi,

Suçun nevi itibarıyla olan eksikliklerin düzeltilmesi ve özellikle kapsam içerisine ilk etapta alınan uyuşturucu tür ve miktarlarının kullanıcılar üzerinde yapması muhtemel kalıcı etkilere göre yeniden değerlendirilmesi,

Bu yasanın yürürlüğe girmesinden itibaren çalışır duruma gelebilmesi için gerekli olan rehabilitasyon merkezleri ile etkin denetimi sağlayabilecek kurulların ve kurul üyelerinin belirlenmesi

En önemlisi 3. Ülke vatandaşlarının durumlarının yeniden düzenlenmesi ile hakkında dosya açılmamış veya suç işlediği tespit edilmemiş kişilerin gönüllü olarak tedavi amacıyla nereye ve nasıl müracaat edeceğinin açıklıkla düzenlenmesi ve  tekrar tekrar uyuşturucu ile etkin bir mücadele için ilk etapta bir ancak her halükarda birden fazla tedavi ve rehabilitasyon merkezlerinin kurulmasının kaçınılmaz olduğu iddiasındayım.

Bu mücadelenin sadece özele bırakılması, devlet olarak sadece bir veya birden fazla hastanenin ( bugünkü haliyle sadece Barış Sinir ve Ruh Hastanesi) devrede olmasının  fayda sağlamayacağını bilinmesi gerektiğini ileri sürer bu yönde çaba gösterecek olan herkese kolay gelsin diyorum. ,

Bu yasada kaleme alınmayan en önemli konulardan birisi de gönüllü tedavi ile alakalı olarak tıpkı ceza değişiklik yasasında “rüşvet suçu” ile alakalı olartak bu hususta hakkında herhangi bir soruşturma başlatılmadan kendi gönlünce polisi veya Başsavcılığı durumdan haberdar etmek isteyenlerin durumu neden hiç düşünülmedi? SİZCE bu hususun sorgulanması gerekmez miydi?

Son bir soru:

Bu yasanın yürürlük tarihi  yasanın son maddesinde Resmi Gazetede yayınlandığı tarih olarak öngörülmesi nedeniyle aklıma takılan ve sormadan geçemeyeceği bir hususa değinmek isterim.

Acaba bu yasanın hemen uygulanmasını sağlayacak alt yapı çalışmaları büyük bir süratle yapılmış da bizim veya benim gibi düşünenlerin haberi mi yok!   Bilmek isterim…

Facebook Yorumları
0
BeğenBeğen
0
MuhteşemMuhteşem
0
HahahaHahaha
0
İnanılmazİnanılmaz
0
ÜzgünÜzgün
0
KızgınKızgın
Teşekkürler!

Benzer yazılar

Haber İçi Alt 745×140