Cumhuriyet de Değişir

0
73

Ne yaparsanız yapın, değişimin önüne geçmeniz mümkün değil.

Ya değişime ayak uyduracaksınız ya da o değişim dalgasının içinde boğulacaksınız.

Kendini değiştiremediğinde, yeni şartlara adapte olamadığında git gide kaybolmaya başlıyorsun.

Dün, Cumhuriyet gazetesinin sürmanşetinde beş transfer fotoğrafı gördüm.

Ceyda Karan, Aydın Engin, Ahmet Şık gibi isimlerdi bunlar.

Cumhuriyet gazetesinin “Tehlikenin farkında mısınız” noktasından Aydın Engin’i gazetenin kadrosuna âlâ-yı vâlâ ile dahil etmesi de bu değişimin gücüne ve önlenemezliğine örnek değil midir?

Yıllarca boyalı basın diye aşağıladıktan sonra köşe yazarlarının fotoğraflarını da renklendirmediler mi?

Bundan çok değil, birkaç sene önce birisi çıkıp da “Taraf’tan Cumhuriyet’e yazar transferleri olacak ve bu büyük bir mutlulukla karşılanacak” dese ne olurdu kimbilir…

Bu transferler içinde benim için en önemlisi Aydın Engin.

Açıkçası Cumhuriyet’te takip ettiğim neredeyse hiçbir yazar yoktu, ama yeni transferlerle beraber bu durum da değişecek.

Şöyle bir baktığım Ahmet Cemal’le Ataol Behramoğlu’na, sadece başlıklarına göz attığım Emre Kongar, Can Dündar ile Ali Sirmen’den başka kimse yok.

Oysa, Agos’tan T24’e “Tırmık” nereye gitse hep okumaya çalıştım.

Matrak bir üslubu, kıvrak bir kalemi, cesur fikirleri ve bunları ifade etmekten çekinmeyen bir cesareti vardır Aydın Engin’in.

Geçen bunca yılın ardından Cumhuriyet’te yazmaya başlayacak olması gazete için büyük bir şanstır.

Tabii, bu şansı anlamayan, değişimin önüne set çekmeye çalışanlar da yok değil.

Mustafa Balbay, bu transferleri duyduğunda “tepkisini” hemen dile getirmiş.

Tepki, yeni yazarların transferine değil “Aydın Engin gibi birinin” yazmaya başlayacak ve dolayısıyla “Cumhuriyet’in değerlerinin” kirletilecek olmasına.

Pek nazik bir karşılama olmamış Balbay’ınki.

Bir meslektaşını, “kendinin” gördüğü gazeteye sokmak istemiyor.

Adeta diyor ki, “o varsa ben yokum.”

Ve, sanıyorlar ki böyle yaparak değişimin önüne geçebilecekler.

Aydın Engin’i “Cumhuriyet ailesine” kazandırma fikri kiminse, okurların kendisine epey teşekkür etmesi lazım.

Çok iyi bir yazarı okuma şansına sahip oldular çünkü.

Özgür Mumcu’yu saymıyorum o zaten “istediği zaman” Cumhuriyet’te yazabilirdi ama Ceyda Karan tabii ki Aydın Engin kadar flaş bir transfer bence.

Ulusalcı, Kemalist ya da her biri kendini birer “Cumhuriyet muhafızı” olarak gören okuyucu için de güzel bir çeşitlilik olacak bu yeni isimler.

Belki onlar, gazetelerinden vazgeçip biraz daha uçlara gidecekler.

Adresleri Sözcü ya da Aydınlık olacak herhalde.

Ama onların yerini, mesela benim gibi yeni okuyucular dolduracak.

Hasan Cemal, “İlhan Selçuk cuntasına” nasıl yenildiğini harika anlatır o kalın “Cumhuriyet’i Ben De Çok Sevmiştim” adlı kitabında.

Bakalım, Cumhuriyet, ayağına ikinci kez gelen bu yenilenme fırsatını da heba edecek mi?

Balbayların bugüne kadar ne yaptığı, toplumda ne kadar bir karşılığı olduğu ortada zaten.

Hasan Cemal’e destek verilseydi Cumhuriyet bugün ülkenin en saygın, en ciddi ve en gündem yaratan gazetesi olurdu muhakkak.

O fırsatın kaçmasını sağlayanlar, bugün de Aydın Engin’in gelişine karşı koymaya çalışıyorlar.

Umarım, Cumhuriyet’in sadık okurları Balbay’ın yaptığını yapmazlar ve Aydın Engin’in gelişinden mutluluk duyarlar.

Ben, kendi adıma, Aydın Engin’in Cumhuriyet’teki yazılarına bir an önce başlamasını istiyorum.

Ve, bu cesur kararı alan, bu açılımı akıl eden kimse onu da canı gönülden kutluyorum.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here