CTP Suda DSİ Yönetimini Reddetti, Hükümet Ne Yapacak?

0
44

Türkiye ile Kuzey Kıbrıs arasındaki su krizi derileşiyor. Kıbrıs Türk tarafının yıllardır  gündemine almadığı ancak son hükümet döneminde işe koyulduğu çalışmalar Türkiye tarafından kesin dille reddedildi.

Türkiye Başbakanı Davutoğlu ve beraberindeki heyetle adada gerçekleştirilen su zirvesinde kriz farkı bir boyut kazandı.

"Madem özel şirket istemiyorsunuz, yönetimin tamamını DSİ'ye verin" denildi. Dahası, bu bir yazılı öneri olarak masaya konularak, anında imza istendi.

Yapılan öneriye göre, evlere kadar dağıtılacak olan sudan DSİ sorumlu olacak. Ancak yapılacak tahsilattan belli bir pay belediyelere verilecek.

Başbakan Davutoğlu'nun basın toplantısında "evlere kadar bütün altyapıyı yenileyeceğiz" dediği bu formül karşılığında öneriliyor.

Türkiye BESKİ'ye güvenmiyor.

Suyu yönetecek mali alt yapı ve kapasiteye sahip olmadığını düşünüyor.

Kıbrıs Türk tarafı, bu imzaya hazır olmadığını kesin ama kibar bir dille iletti. Toplantı sonrasında CTP Genel Başkanı Mehmet Ali Talat, acil MYK ve PM toplantısı çağırdı.

Parti yetkili kurullarında detayıyla incelenen protokol metni ve öne sürülen yönetim modellerinin uygun olmadığına karar verildi.

Ancak CTP kesin retçi bir tavırda görünmek istemiyor. Uzlaşı noktasından uzağız, görüşlerimiz birbirinden çok farklı, ama mutlaka üzerinde çalışıp bir uzlaşıya varacağız diyor.

UBP cephesinde ise derin bir sessizlik var.

Çok önceden özelleştirme ya da kamu özel ortaklığının işleyebilir bir model olduğunu açıklayan UBP yetkilileri, bu tavırlarını sürdürürken UBP'li belediyeler BESKİ'nin kuruluşunda yer aldı.

Türkiye Yardım Heyeti'den bazı belediyelere yönelik yatırım kalemlerinin dondurulmasına dahi karşı gelen belediyeler arasında zamanla çatlak sesler de çıkmaya başladı.

Şimdi merak edilen, hükümetin bu işin içinden nasıl çıkacağı… BESKİ'nin bir taraftan birliğini güçlü şekilde birarada tutarken, bir taraftan da rüştünü ispat etme zorunluluğu var.

Örneğin tahsilat sorunu yaşayan belediyeler tahsilatlarını BESKİ'ye devredebilir, BESKİ bu soruna çare üretebilir mi?

Bir varlık olarak BESKİ'nin rüştünü ispat etmesi, en azından zaman içinde çalışabileceğine dair bir güven yaratabilir.

Hükümet hala Su Yasası'nı geçiremedi. Konudan o kadar uzak kalınmıştı ki, hükümet programında 1 yıl içinde geçecek hedefi konulduğunda, su projesinin tamamlandığı ve 2 ay içinde çeşmelerden akacak duruma geleceği açıklanıyordu.

Apar topar öne çekilen yasa çalışması, şimdi Türkiye ile uzlaşılamadığı için beklemede.

Suyun fiyatı ise hiç konuşulmuyor. Dile getirilen bazı tahminlerde şu anda en yüksek ücretle su satan belediyeden en az 2 veya  3 kat daha yüksek olacağı üzerine.

İki ülke arasında imzalanan protokol 30 yıl esası üzerinden düzenleniyor. Peki biz Türkiye'nin yatırım bedelini hedef alarak bu maliyet 30 yıla bölüp ödemeyi üstlenebilir miyiz? Bu adım elimizi güçlendirir mi?

Krizin nasıl evrileceği henüz belli değil. Ama zaman içinde kamuoyunda genel bir kanı oluşmaya başladı. Burada son sözü güçlü taraf söyleyecek ve biz bu mücadeleyi de kaybedeceğiz kanısı yaygın.

Çünkü aslında temel sorun Türkiye'nin harcadığı yatırım maliyeti değil, aynen Başbakan Davutoğlu'nun da basın toplantısında dediği gibi su ekonomik değil, duygusal ve psikolojik derinlikte bir konu Türkiye için. Kıbrıs'ın Anadolu'ya bağlanması hayalinin gerçekleşmesinin simgesi.

CTP bu süreçte hükümeti ayakta tutup icraatlarına devam ederken, toplayabileceği bütün desteği toplamak, toplumsal farkındalığı artırmak ve güçlü bir kamuoyu desteği yaratmak zorunda.

Yoksa su konusu da 1 yıl sonra çoktan halledilmiş ve gündemdem düşmüş ve kaybedilmiş olacak.

Arkasından da en fazla kendi içimizde söylenmekle yetineceğiz.

DAİ VE DAK gibi…

KTHY gibi…

Ercan gibi…

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here