Çok Kutupluluktan Dünya Savaşına mı?

0
81

Rusya Başbakanı Dimitriy Medvedev dış politika konularındaki suskunluğunu bozdu diyebiliriz… Uzun zamandan sonra önemli-kritik bir açıklama yaptı…
Medvedev açıklamasında Suudi Arabistan’ın Suriye’de bir kara harekatına girmesi halinde bölgedeki diğer ülkelerin de karşıtlar olarak ilgili savaşa müdahilleri artıracağını belirtti. Medvedev bunun yeni bir dünya savaşına neden olabileceğine de vurgu yaparak uyarılarda bulundu…

Medvedev’in uyarısına ilişkin yorum yapmak için resmin tamamına yani ormana bakmak gerek…
Orman derken uluslararası ilişkiler sistemini kast ediyorum…  Uluslararası ilişkiler sistemi Soğuk Savaş sonrası ABD’nin hegemonyasında tek kutuplu bir yapıdaydı… Ancak 2000’li yılların başından itibaren ABD’nin hegemonyasındaki-egemenliğindeki uluslararası ilişkiler sistemi çok kutuplu bir sisteme dönüşmeye başladı…

Rusya enerji alanında devletleştirme politikasına yönelerek enerji kartını uluslararası alanda kullanmaya başladı. Enerji ve ekonomik gücün yanı sıra Rusya Orta Asya’da, Kafkaslarda ve Karadeniz’de askeri alanda da etkinliğini artırırken, Suriye ve İran üzerinden de Batı dünyasına meydan okumaya başladı…

Çin ise Afrika kıtasındaki ekonomik gücünü Angola gibi ülkeler üzerinden pekiştirirken, Cibuti’de ise 2017 itibariyle ilk kez askeri bir üssü konuşlandırmayı sabırsızlıkla bekliyor… Cibuti’de üssün yerleşmesi hem ABD’ye hem de Fransa’ya bir meydan okuma! Süveyş kanalının diğer ucuna bir üs, gerekçe ise ekonomik çıkarların korunması…
Çin diğer taraftan Rusya’nın hem rekabet ettiği hem de işbirliği yaptığı bir ülke… Sibirya üzerinde rekabet devam ederken diğer taraftan ise enerji alanında, silah ticaretinde ve Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi organında işbirliği sürdürülmekte…
Çin-İran ilişkileri, Çin’in enerji tüketimi ve Afrika pazarına egemen olması ve yukarıda da bahsettiğim üzere Cibuti’de stratejik-jeopolitik bir üs alması son dönemde çok kutupluluğu pekiştirecek nitelikte adımlar…

Hindistan, Brezilya ve Güney Afrika Cumhuriyeti de yeni yükselen güçler olarak göze çarpmaktalar… Hindistan software yazılımı üzerine bir numara olma yolunda veya oldu! Brezilya ise endüstriyel bir güç haline geliyor! Güney Afrika Cumhuriyeti de ekonomik kalkınmanın yanı sıra ve finansal gücünü de ileriye taşımakta…

Dönelim Medvedev’in dediklerine… Medvedev Suudi Arabistan, ABD ve bazı Batılı ülkeleri uyarıyor ! “Esad karşıtlığı aniden niye çıktı?” diyor… 
Medvedev bölgede farklı etnik gruplara ve güçlere dikkat çekiyor !

Uluslararası ilişkiler sisteminin genelinde farklı güçlerin  olması ve bölgemizde de bu “çıkar” –“güç” savaşıyla birlikte etnik savaşın ön plana çıkması bizlere geçmişi anımsatıyor…

19. yüzyılın başlarında ortaya çok kutuplu sistemde Büyük Britanya, Fransa, Rusya, Avusturya ve Prusya önemli-başat güçler olmuşlardı… Kısacası çok kutuplu bir uluslararası ilişkiler sistemi ortaya çıkmıştı…
Daha sonraları Avrupa kıtasından Ortadoğu, Kafkasya ve Orta Asya’ya kadar belli bir coğrafyayı içeren büyük bir rekabet ve çatışma dönemi başladı… Bu dönemdeki rekabete de “Büyük Oyun” ismi verildi…

Bu rekabetin ve çatışmanın sonucu da kısa aralıklarla iki dünya savaşının yaşanması oldu…
Tarih tekerrürden ibarettir deyimine çok inanlardan değilim, ancak benzer bir yapının varlığı söz konusu aynı zamanda anlayışın…  Ancak farklı olan şu ki küresel ekonomik sistemin-entegrasyonun çok yoğun olması neticesinde, aktörler arasında rekabetin-çatışmanın yanı sıra aynı anda ekonomik işbirliği-ilişki de mevcut… Bu beni biraz olsun rahatlatıyor!

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here