Çavuşoğlu ” İkinci gemimizi de bölgeye gönderiyoruz”

0
126
Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu ve Kırgızistan Dışişleri Bakanı Çingiz Aydarbekov, Türkiye-Kırgızistan Ortak Stratejik Planlama Grubu 3. Toplantısı'nın ardından ortak basın toplantısı düzenledi. ( Fatih Aktaş - Anadolu Ajansı )

TC Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Türkiye’nin Doğu Akdeniz’deki sondaj faaliyetine ilişkin, “Önümüzdeki süreçte diğer gemimizi de bölgeye göndereceğiz ve sondajlara başlayacağız. Artık sismik araştırma dönemi bitmiştir. Artık sondaj yapma dönemi başlamıştır. İkinci gemimizi de bölgeye gönderiyoruz.” dedi.
Çavuşoğlu, Kırgızistan Dışişleri Bakanı ÇıngızAydarbekov ile Türkiye-Kırgızistan Ortak Stratejik Planlama Grubu 3. Toplantısı’nın ardından ortak basın toplantısı düzenledi.
Bakan Çavuşoğlu, “Güney Kıbrıs Rum yönetimi lideri, Doğu Akdeniz’de sondaj çalışmalarının başlaması üzerine Türkiye’yi Birleşmiş Milletlere (BM) şikayet etti ve bu faaliyetleri ikinci bir istila olarak değerlendirdi. Buna ek olarak, Fatih gemisinde görev alan personeli uluslararası tutuklama emri çıkarmakla tehdit ettiğine dair ifadeler basında yer aldı. Bunlara ilişkin değerlendirmenizi alabilir miyim?” şeklindeki soru üzerine, BM Genel Sekreteri AntonioGuterres’in Kıbrıs etrafındaki rezervlerin Kıbrıs’taki iki halk tarafından paylaşılması yönündeki sözlerini hatırlattı.
Kıbrıs Türk halkının haklarının ve Türkiye’nin BM’ye kaydettirdiği kıta sahanlığının altını çizen Çavuşoğlu, “Türkiye’nin kıta sahanlığında sondaj yapmasına kimsenin karşı çıkmaması gerekiyor.” dedi.
Güney Kıbrıs Rum yönetiminin ilan ettiği ya da başka ülkelerle imzaladığı münhasır ekonomik bölgenin, Türkiye ve Kıbrıs halkı için bir hükmü ve geçerliliğinin olmadığını söyleyen Çavuşoğlu, “Biz uluslararası hukuka uygun hareket ediyoruz ve bugüne kadar BM’den ve AB’den bizzat bu sorunu çözmelerini rica ettik. Çünkü Rum tarafı sözlü olarak kabul etmesine rağmen burada Kıbrıs Türk halkının haklarını garanti altına alacak bir yaklaşım sergilemedi. Tüm önerileri reddetti.” diye konuştu.
Her türlü yapıcı yaklaşıma rağmen Rum tarafının bölgedeki gaz ve petrol rezervlerini Türk halkıyla paylaşmak istemediğini belirten Çavuşoğlu, şöyle devam etti:
“Garantör ülke Türkiye olarak bizim görevimiz KKTC’nin ve Kıbrıs Türk halkının hakkını korumaktır. Bu bizim yükümlülüğümüzdür, hiç tereddüt etmeden bu konuda her türlü adımı atmaya devam edeceğiz. Kıta sahanlığımız içinde de istediğimiz yerde biz sismik araştırma da yaparız sondaj çalışmalarını da yaparız. Dolayısıyla bu konuda da aynı şekilde kararlı olacağız. Önümüzdeki süreçte gerekli adımları atmaya devam edeceğiz.”
Çavuşoğlu, Fatih sondaj gemisinde yer alan personele yönelik tehditlere ilişkin, “Biz bu tür tehditleri ciddiye almıyoruz. Elinden ne geliyorsa yapsınlar. Bu tür blöf ya da söylemlere biz hiçbir zaman prim vermedik. Biz ne gerekiyorsa onu yapacağız. Önümüzdeki süreçte diğer gemimizi de bölgeye göndereceğiz ve sondajlara başlayacağız. Artık sismik araştırma dönemi bitmiştir. Artık sondaj yapma dönemi başlamıştır. İkinci gemimizi de bölgeye gönderiyoruz.” dedi.
KIRGIZİSTAN İLE İLİŞKİLER
Aydarbekov’u Türkiye’de ağırlamaktan büyük mutluluk duyduğunu belirten Çavuşoğlu, Kırgız mevkidaşının Türkiye’de birçok temasta bulunduğunu, yaptıkları görüşmede bu yılın sonunda gerçekleştirilecek Yüksek Düzeyli Stratejik İş Birliği Konseyi Toplantısı’nın hazırlıklarını ele aldıklarını söyledi.
Kısa bir süre önce konsolosluk istişarelerinde bulunduklarını hatırlatan Çavuşoğlu, orada alınan kararların belgesini de bugün imzalama fırsatı bulduklarını ifade etti.
İki ülkenin ticareti ve karşılıklı yatırımları artırması gerektiğini belirten Çavuşoğlu, ticaret hacmini 1 milyar dolara çıkarmayı hedeflediklerini söyledi.
Çavuşoğlu, “Önümüzdeki zirvede, cumhurbaşkanlarımız da uygun görürse Türkiye’de bir iş forumu düzenleyeceğiz. TOBB’un Kırgızistan’da bir iş forumu düzenleyeceğini de memnuniyetle öğrendik.” diye konuştu.
Yunus Emre Türk Kültür Merkezinin ve Maarif Vakfının Kırgızistan’da açılması ve Maarif Vakfının okullarının bir an önce faaliyete geçmesi konularını da değerlendirdiklerini belirten Çavuşoğlu, TİKA’nın da Kırgızistan’da önemli projeleri hayata geçirdiğini vurguladı.
Güvenlik meselelerini de değerlendirdiklerini söyleyen Çavuşoğlu, “FETÖ ile mücadele konusunda kardeş ülke Kırgızistan’dan beklentilerimizi bir kez daha yineledik. Özellikle Kırgızistan mahkemesinin FETÖ iltisaklı bir mülkiyet konusunda verdiği kararı tarihi bir karar olarak görüyoruz. Bundan sonraki süreçte de aynı yaklaşımı kardeşlerimizden bekliyoruz. Diğer taraftan adli konuları da gözden geçirdik.” diye konuştu.
Çavuşoğlu, iki ülkenin uluslararası platformlarda da dayanışma içinde olmaya devam edeceğini vurgulayarak “Başta Türk Konseyi olmak üzere bölgemizde kurduğumuz örgütlerin de etkinliğini, görünürlüğünü artırmak için birlikte çalışmaya devam edeceğiz.” dedi.
Toplantı kapsamında ayrıca Çavuşoğlu ve Aydarbekov “Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Kırgız Cumhuriyeti Hükümeti Arasında Vatandaşlarının Karşılıklı Seyahatlerine İlişkin 26 Nisan 2011 Tarihinde İmzalanan Anlaşmaya Ek Protokol”ü imzaladı ve “Çalışma Vizesi Harçlarının Düşürülmesine İlişkin Nota” teati edildi.
İSTANBUL’DA SEÇİMİN YENİLENMESİ
Çavuşoğlu, Yüksek Seçim Kurulunun (YSK) İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçiminin yenilenmesine ilişkin kararına dair yurt dışından “siyasi saiklerle hukuku hiçe sayarak ve yargı kararını yok sayarak” açıklama yapanları şiddetle kınadığını belirterek, “Avrupa Konseyi Yerel ve Bölgesel Yönetimler Kongresi’nin dünkü açıklamasına baktığımız zaman vahim hatalar var.” dedi.
Avrupa Konseyi’nin ve bazı yabancı yetkililerin Yüksek Seçim Kurulunun (YSK) İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçiminin yenilenmesine ilişkin kararına ilişkin açıklamaları ve yenilenecek seçime gözlemci göndermek istemelerine ilişkin bir soru üzerine Çavuşoğlu, “Alınan karar yüksek yargı kararıdır ve Avrupa Konseyi Yerel ve Bölgesel Yönetimler Kongresi de seçimi gözlemlerken YSK’nin yetkin olduğunu teslim etmiştir. Biz Kongre’yi tüm yerel seçimlerde seçimleri gözlemlemeleri için davet ettik, ediyoruz, yine edeceğiz.” yanıtını verdi.
Çavuşoğlu, Türkiye’nin, seçim dönemlerinde Avrupa Konseyi Parlamenter Meclisi ve AGİT Parlamenter Asamblesi gibi AGİT’in gözlem ofisi kurumlarını hep davet ettiğini belirterek, “Türkiye 1950’den beri demokratik seçimler geçiriyor. Bu seçimlere de her zaman gözlemciler gelmiştir.” dedi.
Her seçimde itirazın neye göre ve hangi kurallara göre yapılacağının önceden belirlendiğini vurgulayan Çavuşoğlu, bu seçimde de gerek AK Parti, gerek diğer partilerin İstanbul ve diğer bölgelere ilişkin itirazlarda bulunduğunu ve YSK’nin bu itirazları karara bağladığını söyledi.
Çavuşoğlu, şöyle devam etti:
“Biz AK Parti olarak YSK’nin verdiği tüm kararları bugüne kadar saygıyla karşıladık. İstanbul ile ilgili kararı da daha açıklanmadan hangi kararı verirse versin saygı duyacağımızı bizzat Sayın Cumhurbaşkanımız Genel Başkan olarak defalarca söyledi. Sonuçta bu yargı kararına karşı açıklamalarda herkesin dikkatli olması gerekiyor. Öncelikle şunu söylemek isterim, siyasi saiklerle hukuku hiçe sayarak ve yargı kararını yok sayarak açıklama yapanları ben buradan şiddetle kınıyorum. Bazı siyasilerin, yani yurt dışından bakanlar dahil, bu saikle açıklama yaptığını görüyoruz. Özellikle de partiler arası dayanışma, aynı ideoloji ya da aynı parti grubuna üye olduğu için açıklama yapma gereği duyan siyasetçiler için bunu söylüyorum. Bu kararlar bizi üzebilir veya sevindirebilir ama sonuçta yargı kararıdır ve gerekçelerini görmek gerekiyor.”
Teknik bakımdan da çok vahim açıklamalar gördüklerini belirten Çavuşoğlu, “Avrupa Konseyi Yerel ve Bölgesel Yönetimler Kongresi’nin dünkü açıklamasına baktığımız zaman vahim hatalar var. Gerekçe olarak neyi söylüyor? Seçmen listeleri ve kısıtlı seçmenlere dayandırıyor YSK’nin kararını ama bu konularda AK Parti’nin yaptığı itirazı YSK reddetti. Yani burada vahim bir hata var. Bunu görüyoruz. Sanırım YSK’nin kararını ve gerekçelerini okumamışlar.” diye konuştu.
Çavuşoğlu, itiraza ve karara ilişkin gerekçelerin ortada olduğunu vurgulayarak, “Önemli bir kurumun, Parlamenter Meclisinin başkanlığını yaptığım bu kurumun başka bir mekanizmasının yaptığı açıklama gerçekten şaşırtıcı, ciddiyetten uzak.” değerlendirmesinde bulundu.
AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikaları Yüksek Temsilcisi FedericaMogherini ve Avrupa Birliği (AB) Komisyonu’nun Komşuluk Politikası ve Genişleme Müzakerelerinden Sorumlu Üyesi JohannesHahn’ın konuya ilişkin açıklamalarını önemsediklerini belirten Çavuşoğlu, şunları kaydetti:
“Öncelikle gerekçeli kararı görelim diyor. Daha sonra diyor ki İstanbul seçimleri, yenilenecek seçimler demokratik, serbest, adil ve şeffaf olmalıdır. Biz de bunu istiyoruz. Zaten bu sebeple seçimleri iptal ettiğini YSK söylüyor. Tüm adayların 31 Mart’tan önce olduğu gibi eşit hakka sahip olması gerekiyor. Eşit fırsatları yakalaması gerekiyor ya da eşit fırsatlar çerçevesinde kampanyasını yürütecek ve seçim günü de herkesin gözlemleyeceği şeffaf, adil, demokratik, usulsüzlüklerin olmadığı bir seçim olmasını istiyoruz. Zaten 31 Mart İstanbul seçimlerine yönelik itirazımız da bu çerçeveye yönelikti.”
Daha önce Türkiye’de ve bazı ülkelerde de bazı seçimlerin aynı gerekçelerle yenilendiğini belirten Çavuşoğlu, 2016’da Avusturya’da cumhurbaşkanlığı seçiminin iptal olduğunu ve yenilendiğini hatırlattı.
Çavuşoğlu, yurt dışından gelen tepkilere ilişkin, “O yargının verdiği karara herkes saygı duyacak ama Türkiye’de yüksek yargı organı olan YSK aynı gerekçeyle karar verdiği zaman bu hukuk dışı olacak, antidemokratik olacak. İşte yurt dışından gelen tepkilere yönelik itirazımız budur. Bu tür dayatma ve çifte standartlara da kimse kusura bakmasın prim vermeyiz, karşıyız.” dedi.
Herkesin hukuka ve yüksek yargı organı YSK’nin verdiği kararlara saygı duyması gerektiğini söyleyen Çavuşoğlu, 23 Haziran’da yapılacak seçimde kararı İstanbul halkının vereceğini ve milletin iradesine saygı duyulacağını vurguladı.