BU SORUYU BİZİM SORMAMIZ GEREKMİYOR MU AHMET?

BU SORUYU BİZİM SORMAMIZ GEREKMİYOR MU AHMET?
Haber İçi Üst 745×140

“Basın-Sen nerenin, hangi tarafın sendikası anlamadım” diyor Ahmet Sennaroğlu…

Anlayacağınız yine kaçak dövüşüyor!..

Senin söylemek isteyip de kıvırdığın cümleyi ben söyleyeyim Ahmet, “Bunlar Rum’un sendikası”…

Bunu demek istemedin mi?

Bak sen söylemeden bile ben senin ne demek istediğini anlıyorum Ahmet…

Çünkü buna yetim var!..

O nedenle korkma, utanma, çık ve her zaman yaptığın gibi ötekileştirici dilini kullanmaktan çekinme…

Bu toplumun kimin ne mal olduğunu çok biliyor…

Ha bir de “Ben seçilmişim” diyorsun ve bu nedenle etraftan saygı bekliyorsun!..

Hani sanki de biz seçilmiş değiliz!..

Seni o koltuğa bölge halkı getirmişse, bizi de bu koltuğa basın emekçileri getirdi Ahmet!..

Bundan dolayı neden gocunuyorsun ki?

Gelelim Basın-Sen için kullandığın o ifadelerine…

Öncelikle biz bu ülkede yayın yapan bir gazeteye karşı faşist tutumundan dolayı seni reddettik Ahmet…

Yine bu ülkenin meclisinin damına çıkanlara destek olduğun için sana “Kapılarımız kapalı” dedik…

Ve bu ülkenin cumhurbaşkanına, yani toplum liderine hakaret edilmesine, üzerine yürünmesine ve kapısına kara çelenk bırakılmasına yardımcı olduğun için senin reklamını asla yapmayacağımızı söyledik…

Okuma-yazma bildiğinden eminim Ahmet ama anlama yetinin olmadığından çok daha emin oldum bu son açıklamalarınla…

O nedenle sana ayrıca teşekkür ederim…

Yaptığımız açıklamayı öne sürerek “Bunlar hangi tarafın sendikası anlamdım” diyorsun…

-Afrika Gazetesi hangi bölgede günlük olarak yayınlanıyor Ahmet?

-Peki, bahsettiğimiz meclis hangi bölgenin toplumunu temsil ediyor Ahmet?

-Kapısına kara çelenk bıraktığın cumhurbaşkanı hangi bölgenin toplum lideri oluyor Ahmet?

Evet Ahmet, sıkılmadan ve her zaman en iyi yaptığın iş olan hiç utanmadan çıkıp bu üç soruya cevap ver…

Çünkü seni reddetmemizin 3 ana sebebi bunlardı…

Açıklamamız ortada, o nedenle kafa karışıklığının sebebi biz değiliz, senin faşist düşüncelerindir Ahmet, kurtulamıyorsun bir türlü bu huyundan…

Okumak başka, anlayabilmek başka!..

Anlama yetisine sahip olan insanlarımız isyanımızın neye olduğunu anlayabilmiş durumda ancak sen o yetiye sahip olmadığın için neyin ne olduğunu anlamakta güçlük çekiyorsun…

Seni anlıyorum…

Absürd yorumlarını da anlıyorum…

Ancak bizim sana sormamız gereken soruları senin bizlere sormanı ilginç karşılıyorum…

Bir belediye başkanın bu kadar da bilgisiz veya süreci okuyamama seviyesinde olduğuna inanmak istemiyorum!..

Çünkü esas sorulması gereken soru, “Sen hangi ülkenin ve beldenin belediye başkanısın Ahmet” olmalıydı…

Neden mi?

-Bir başka ülkenin cumhurbaşkanın tek kelimesi ile kendi toplumuna ait bir gazeteyi sırf düşünceleri yüzünden taşlatan sensin…

-Mesai saatleri içerisinde yasaları çiğneyip altındaki işçileri Lefkoşa’ya taşıyan sensin…

-Cumhurbaşkanın üzerine yürünmesini ve kendisine hakaretler edilmesini tetikleyen sensin…

-Meclis damına çıkanlara alkış tutan sensin…

Tüm bunları TC Cumhurbaşkanı’nın Bursa mitingi sırasında söylediği tek cümle ile yaptın ve de yaptırttın Ahmet!..

O zaman burada kimin bu ülkenin insanı, örgüt veya belediye başkanı olduğu sorgulanmalı?

Senin mi, bizim mi?

Biliyorum yine okuyacaksın ama yazdıklarımı anlamayacaksın Ahmet!..

Yetin bu kadar, yapacak bir şey yok!..

Belki bir umut etrafında yazılanları anlama yetisinde birisi çıkar da sana bazı şeyleri anlatmaya ve doğru ile yanlış arasındaki farkı göstermeye çalışır…

Bir umut Ahmet bir umut, o nedenle umudunu kaybetme, belki bir gün sen de yazılanları anlayabilmeyi ve insan gibi davranabilmeyi başarabilirsin!..

Haber İçi Orta 745×140

Benzer yazılar

Haber İçi Alt 745×140