BİZ NİYE AYAKLANAMIYORUZ?

0
329

Akaryakıta gelen zam ve hükümetin ekonomik politikalarını yeterli bulmayan Fransız Halkı sokaklara indi…

Resmen isyan ettiler…

Hakları için ayaklandılar…

Ardından eylemler büyüme başladı…

Ülkede haksızlığa uğradığını düşünen tüm kesimler iş bırakıp isyan etmiş durumda…

Peki, biz toplum olarak neden ayaklanamıyoruz?

Fransa’dan veya Yunanistan’dan çok daha iyi yönetildiğimiz ve onlardan daha az soruna sahip olduğumuz için mi?

-Türkiye’nin kontrolü altındayız…

-Ekonomimiz Türkiye’ye bağımlı durumda…

-Türk Lirası kullandığımız için gün geçtikçe fakirleşiyoruz…

-Kendi öz nüfusumuzdan neredeyse 10 kat yabancı nüfus tarafından eziliyoruz…

-Demokrafik yapının değişmesiyle suç oranları tavan yaptı, cezaevi kapasitesinin 3 katı kadar suçluyu barındırmak zorunda kalıyor…

-Ayni şekilde bu nüfus patlaması yüzünden eğitim ve sağlık sistemi de çökmüş durumda…

-Asgari ücret sefalet ücretinin altında…

-Bir vekilin maaşı, bir asgari ücretlinin yaklaşık 7 katı kadar fazla…

-Merkez Bankası Başkanı, Güvenlik Kuvvetleri Başkanı ve Sivil Savunma Başkanı Ankara tarafından atanıyor, yani Kıbrıslı olan bir insan bu makamlara gelemiyor…

-Mazbatadan dolayı hapiste bulunan insanların sayısı her geçen gün artıyor…

-Kendi sokaklarımızı tanıyamaz hale geldik…

-Toplum Liderimiz resmen Ankara tarafından devre dışı bırakılmaya çalışılarak 82’nci il yapılmak isteniyoruz…

-Kamu çökmüş vaziyette…

-Gençlerimiz uyuşturucu batağına saplanmış durumda…

-Yargımız tarafsızlığını kaybetmiş durumda…

-Hükümete gelen her parti Ankara’nın uşaklığını yapıyor…

Tüm bunlar ve dahası!..

Ancak toplum olarak bizlerden “Tık” yok!..

Sendikalar mı?

Şu anda çoğunun gündemi son üç ayın hayat pahalılığının Ocak maaşlarına yansıtılmayacak olması!..

Veya ek mesai meselesi!..

Kimsenin bu toplumun geleceği için gaile falan çektiği yok!..

Herkes “Sus payı”na razı gelmiş durumda…

-Sendikalar…

-Üreticiler…

-Siyasi partiler…

Ve sivil toplum örgütlerinin tek dertleri kendi zümresel çıkarları!..

Yahu insanlar onurları için ölümü göze alırken, biz yüzdelikler üzerinden hayat pahalılığına kendimizi satıyoruz…

Veya yem, süt ve arpa parasına!..

Hibeler ve destekler almak için onurumuzu ayaklar altına alıyoruz…

Bizim yaşadıklarımızın binde birini Fransızlar yaşasaydı inanınız şu anda Fransa’da ne hükümet, ne polis ne de sağlam bir bina kalırdı…

Çünkü insanlar hakları ve onurları için yaşıyorlar…