BİZ NE İSTİYORUZ?

0
65

Bir kesim yıllardır, ‘Rum bizi sevmiyor’, ‘Rum çözüm istemiyor’, ‘Rum taviz vermiyor’ diye yırtınıyor…
Bu görüşün fikir babası Denktaş’tır…
Ona göre Kıbrıslı Türkler her şeyi doğru yapıyor, adil davranıyor ama Rumlar her daim bu iyi adımlara karşılık olarak olumlu bir yaklaşım sergilemiyor…
Konu bu kadar basit…
Yıllarca kendilerine “Sol” diyen kesim Denktaş’ı bu tavrından dolayı suçladı…
Ancak Mehmet Ali Talat’ın cumhurbaşkanı olmasıyla birlikte kendine “Sol” diyen malum kesim birden bire Denktaş’tan daha fazla Rumları suçlamaya başladı…
Hasan Erçakıca’yı sözcü yapan bu kesim, haftalık rutin “Rumları eleştirme günü” bile düzenledi…
İnanmayanlar, Talat’ın cumhurbaşkanı olduğu dönemde Perşembe günleri düzenlenen basın toplantılarına bir göz atasın!..
Neyse, sonuç olarak adanın kuzeyindeki önemli bir kesim kolay yolu seçti ve “Suçlu Rumlardır” diyerek kendi üzerlerindeki sorumluluğu attıklarını zannetti…
Elbette Kıbrıs Türk Toplumu bu kolaycılığa kanmadı ve Denktaş’tan daha koyu Rum eleştirmeni olanları ilk seçimlerde doğrudan eve gönderdi…
***
Yine aynı toplum sürekli bir şekilde, “Tüm suçlu Türkiye” diyenlere de fırsat vermedi…
Çünkü bu görüşü ortaya koyanlar da büyük bir kolaycılığa kaçıyor…
Oysa burada suçlu aramak yerine, “Biz ne istiyoruz”u tartışmanın zamanı gelmiştir…
Evet, toplum olarak biz ne istiyoruz?
Birilerinin gelip 1960 Cumhuriyeti’ndeki haklarımızı bizlere altın tepsi içerisinde sunmasını mı? 
Yoksa bu yasadışı yapıyı kalkıp birilerinin tanımasını mı?
Bunların tümü hayal ve de kolaycılıktır…
Sürekli bir şekilde Rumların haklarımızı bizlere vermesini bekliyoruz!..
Ondan sonra da “Rumlar kendilerini bir şey sanıyor, bizleri küçümsüyor” diye yakınıyoruz…
Kardeşim sen hakkın olanı Rum’un sana vermesini beklersen, yani patron olarak onu ilan edersen, o da sana yanında çalışan bir işçi muamelesi yapar…
Oysa yapman gereken ortada duran şirketin iki ortağından biri olduğunu haykırmaktır…
Bu haklı duruşu sergilemektir…
Toplum olarak bizlerin tek çıkış noktası budur…
Dünyaca tanınan, kendi ayakları üzerinde duran ve herkes tarafından saygı gösterilen bir devlete sahibiz…
Ama ısrarla Kıbrıs Cumhuriyeti’ni ortadan kaldırmak için elimizden geleni yapıyoruz…
İnanınız bu aptallığı bir türlü aklım almıyor…
Evet, bu devlet şu anda Rumlaştırılmıştır…
Doğrudur şu anda bu devlete sahip değiliz, söz hakkımız da yoktur…
Ancak tüm bunlar orada gasp edilmiş halde duran haklarımızın olduğu gerçeğini değiştirmiyor…
Bu haklar bizlerindir…
Bunları bizlere geri vermek ne Rumların, ne de bir başkasının haddinedir…
Tekrarlıyorum, Kıbrıs Cumhuriyeti Anayasası’na göre bu devlette bulunan haklarımız hala geçerlidir ve gerçek anlamda karar verdiğimiz gün kendisini almamız için orada bizleri beklemektedir…
O nedenle birilerini suçlamak yerine, “Biz ne istiyoruz”u konuşmalıyız ve doğru olanı yapıp elimizde olan haklarımıza sahip çıkmalıyız…

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here