Atina Akıncı için ne diyor?

0
79

Atina’da milletvekili seçimleri biteli, yeni hükümet kurulalı aylar oluyor ama ortalık hala toz duman. Troyka ile yürütülen borç anlaşmasının müzakerelerinde artık son safhaya gelinmiş durumda. Büyük ihtimalle önümüzdeki günlerde hali hazırda gündemde olan kemer sıkma politikaları A.B.’den onayı ile revize edilecek.

Borç anlaşmasının yeniden gözden geçirilmesi ülkenin büyük krizine cevap verecek mahiyette değil. Dile kolay. İki yıl içerisinde 25-35 yaş kategorisinde binlerce gencini intihara kurban vermiş bir ülkeden bahsediyoruz. Borç anlaşması ile nereye kadar?

Yunanistan’ın başkentinde büyük sosyal ve ekonomik buhran nedeniyle ekonomi gündemin birinci maddesi. Büyük basın kuruluşlarının bültenleri ekonomi haberleri ile dolu. Ekonominin fırsat verdiği ölçütlerde Yunanlı meslektaşlar diğer siyasi ve diplomatik konulara özetçe değinebiliyor. Son günlerde, özet şeklinde Yunanlı gazeteciler tarafından ele alınan konulardan bir tanesi de Kıbrıs Meselesi. Mustafa Akıncı’nın seçim zaferi Atina’da da yankı buldu. Bizlere ulaşan son bilgilere göre, Kıbrıs’taki yeni veriler ve gelişmeler şu an itibariyle Yunanistan Dışişleri Bakanlığı’nda ve ülkenin diğer, ilgili ‘makamlarında’ masaya yaratılmış durumda.

Yunanistan Akıncı’nın seçimini nasıl karşılıyor? Şu önemli noktanın altını çizerek kısa değerlendirmemize başlayalım. Eroğlu dönemindeki büyük kopukluktan sonra, Maraş ve çözüm şiarıyla Akıncı’nın iktidara gelmesi Atina’da ‘olumlu bir gelişme’ olarak ele alınıyor. Atina’ya göre, Akıncı’nın seçimiyle beraber müzakere masasında pozitif bir iklim kendiliğinden doğmuş oldu. Bu şekilde yeni süreç yeni bir dinamizm ile başlıyor.

Yunanlı diplomatlara, bürokratlara, politikacılara, generallere ve gazetecilere göre Akıncı’nın seçimi kendiliğinden ‘Kıbrıs Sorununun çözümünün yolunu açmamakta’. Akıncı’nın seçimi daha çok işin psikolojik boyutuyla ilgili. Yeni dönemde esas gözden geçirilmesi gereken husus iki taraf arasında masada var olan büyük kopukluk. Atina bu noktada soruyor: Kıbrıs Türk tarafı bir federasyon için hazır mı? Kıbrıs’taki nüfus dengesinin gözetileceği şekilde ‘siyasi eşitlik’ temelinde, Avrupai kıstaslar gözetilerek inşa edilecek bir Kıbrıs Federasyonu için Kıbrıslı Türkler mücadele etmeye kararlı mı? Bu uğurda, askersiz yeni Federal Kıbrıs için Kıbrıslı Türkler Kıbrıslı Rumlarla güç birliği yapmaya ve gerekirse dış dünyanın desteğiyle Ankara’yı karşılarına almaya hazırlar mı?

‘İsimler gelip geçidir, esas olan 1974’te 1-1 biten maçı mertçe ve cesurca bitirebilmektir’, diyor Yunanistan Silahlı Kuvvetleri’ne mensup bir unsur. Aynı unsur soruyor: ‘Bizler (Yunanistan) Enosis perspektifini çoktan rafa kaldırdık. Bu projenin hatalı olduğu sonucuna yıllar evvel vardık. Peki ya Kıbrıslı Türkler? Taksim projesine tarihin çöplüğüne gömmeye hazırlar mı?’

Kıbrıs Sorunu sadece Kıbrıslı Türklerin gayretleri ile mi çözülecek? Kıbrıslı Rumların bu uğraştaki payeleri ne?

Yukarıda arz ettiğimiz görüşler karşılığında insan ister istemez soruyor. Yunanlı kaynakların bu soruya verdikleri çözüm şu şekilde özetlenebilir: ‘Kıbrıslı Türkler Rum tarafından daha ne bekliyor? Nüfusun yüzde 20’si yeni federasyona ortak oluyor. Rumlar çoktan bunu kabullendi. Dahası Girne, Magusa (Maraş hariç) gibi asırlık Helen toprakları artık Türklerin boyunduruğuna geçiyor. A.B. içerisinde Türk kimliğinin baskın olduğu kurucu bir eyalet tesis ediliyor. Türkler bundan başka daha ne bekleyebilir, ne arzu edebilir ki?’ Daha da ileriye giden bir Yunanlı kaynak şunu ekliyor: ‘Dünyanın neresinde bir azınlık ‘siyasi ortaklık’ elde edip, A.B. gibi bir modernleşme projesine doğrudan eklemlenmiştir ki? Yunanistan bu projenin kabulü için Rumları motive etmeye hazır’.

Yanlış anlaşılmalara mahal vermeden vurgulayalım. Yukarıda arz ettiklerimiz Atina’dan bizlere yansıyanlar.

Kişisel görüşlerimizi diğer yazılara sakladık. Atina’nın görüşleri demişken, bu kısa yazıyı Yunanistan Hükümeti’nin başlamakta olan Kıbrıs Müzakereleri ile ilgili bir öngörüsü ile bağlayalım: Atina ilerleyen haftalarda, Batı dünyasının ve özellikle ABD’nin Anastasiadis ile Akıncı’yı müthiş bir baskı altına alacağı öngörüsüne sahip. Diplomatik kaynak şunları özetliyor: ‘Atina her açıdan köşeye sıkışmış durumda. Ankara desen dış politika açısından bir trajedi yaşıyor. Ergenekon ve Balyoz süreçleri ve Kürt Meselesi yüzünden TSK’da toz dumana karışmış durumda. Türk filoları moralsiz ve komutansız bir şekilde denize açılıyorlar. Türk pilotları Roboski olayından sonra kararsız. Aynı dönemde, Kıbrıs Rum tarafı ekonomik yıkımın kıyısına gelmiş.

Kıbrıs Türk tarafı desen artık adanın kuzeyinde bir azınlık konumunda. Böylesi bir dönemde, Amerikalıların bizleri (Türkleri, Helenleri) boğazımızdan duvara sıkıştırmayacağını beklemek saflık olur. Bu baskıdan aslan payını Anastasiadis ve özellikle Nami kanalıyla Akıncı kapacaktır’.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here