Anayasa Değişikliğine HAYIR!

0
104

-DETAY-

Öncelikle merhaba…

Sevgili Aysu (Basri Akter)’nun teklifi sonrasında prestijli haber portalı gazete360 ailesine katılmış bulunuyorum….  Alanında uzman bir çok isim ile ayni platformda yazmak benim için büyük bir gurur… Bu platformda bana da yer açtığı için Aysu’ya sonsuz teşekkürler…

Giriş kısmını kısa geçip, hemen gündemin ön sıralarında yer alan anayasa değişikliğine ilişkin tartışmalara kendi bakış açımla yaklaşmak istiyorum.

Anayasa değişiklik paketinde hayatımıza olumlu anlamda etki edecek bir kaç değişiklik var… Evet, özellikle çocukların yargılanması ve ıslah evi konusundaki açılımlar takdir edilecek cinsten…

AMA!

Ama ben anayasa değişikliğine HAYIR diyen taraftayım…

Nedeni gayet basit…

Açayım hemen:

Anayasa değişikliği istenci sivilleşme ve demokratikleşme ana ilkesi çerçevesinde ele alındı. Bizlere “Bu ülkede sivilleşmeye ve demokratikleşmeye ihtiyacımız . O nedenle anayasa değişikliği yapmalıyız” denildi. Bizler de destek verdik. Peki varılan limanda ne var? Gelinen aşamada anayasa değişikliği paketinde ne sivilleşme kaldı, ne de demokratikleşme…

O zaman neden onay verelim?

Anayasaya ihtiyaç duymadan bir takım yasal düzenlemelerle de hayata geçebilecek bazı değişiklikler için mi EVET demeliyiz?

Sivilleşmenin olmadığı hiç bir anayasal değişiklik Kuzey Kıbrıs’taki statükoyu değiştirmez!

Bizim sorunumuz ne, ihtiyacımız olan değişiklik ne, önce bunlara bir bakmalıyız diye düşünüyorum…

Ve kısaca anlatmaya çalışayım:

Benim bakış açımdan en büyük sorunumuz kendi kendimizi yönetememek. Karar alma mekanizmalarında sözümüzün geçmemesi… Görünen demokratik düzenin aslında sadece bir tiyatro sahnesi olması…

Peki bugünkü anayasa değişiklik paketinde bu sorunların hangisine çözüm var?

Aksine yola çıkarken hedef konulan sivilleşme ve demokratikleşmenin gerçekleşememesi, kendi kendimizi yönetemediğimiz gerçeğinin bir kez daha altını çiziyor.

Anayasa değişikliği paketi, rejim sorunumuzu bir kez daha gün yüzüne çıkarıyor.

Bu değişiklikler bize şu mesajı veriyor:

• Siz vesayet rejimine dokunamazsınız.

• Sizin demokrasiniz bizim izin verdiğimiz kadar demokrasidir

• Sizler ancak ufak tefek göz boyayıcı iyileştirmeler yapabilirsiniz o kadar!

Peki böylesi bir mesaj içeren anayasa değişikliğine CTP neden bu kadar sarılıyor?

Bunun da nedeni maalesef 29 Haziran yerel seçimlerinde kendilerine artı bir pozisyon sağlama düşüncesi…
Bu kadar basit mi diyeceksiniz?

Evet! Bu kadar basit…

Maalesef bu coğrafyada her adım, koltuk derdiyle koordineli atılıyor!

Ya da daha açık yazayım, buna halk dilinde KASABA POLİTİKACILIĞI deniyor!

Toplum olarak bu adımlara destek verdiğimiz sürece, tiyatro sahnesinde alkış tutmaya da devam edeceğiz…

29 Haziran’da bir sınavımız var, ya “evet” deyip alkışa devam ederiz, ya da “hayır” oyu kullanıp, gerçek ihtiyacımız olan bir anayasa talebini siyasilere ileteceğiz…

Kararı hep birlikte vereceğiz!

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here