16 Ocak 2017

GAZETE360 YAZARLARI / Şevki Kıralp--KONUK YAZAR

Şevki Kıralp--KONUK YAZAR

Üzerinde 'Enosis' yazan genç kız



“Enosis”, kelime anlamı olarak “birleşme” demektir.

Kıbrıs Rum toplumunun milli davasına ilham veren ideal ise, Kıbrıs’ın Yunanistan ile birleşmesi idi.

Son günlerde sosyal medyada pek çok Kıbrıslı Rum ve pek çok Kıbrıslı Türk, Enosis mücadelesini yürüten EOKA teşkilatının silahlı eyleme başladığı gün olan 1 Nisan’da, üzerinde “Enosis” yazılı bir bantla yürüyen genç kızı konuştu.

Genç kızın kıyafeti beyaz, üzerine astığı “Enosis” yazılı bant ise mavi renkteydi.

Yani, mavi-beyaza, Yunan bayrağının renklerine bürünen, üzerinde “Enosis” yazan genç bir kız…

Bu oldukça çarpıcı bir tabloydu.

Bu tabloya bakarak “Rumlarla barış falan olmaz” manası çıkarmak çok da anlamlı değil, çünkü bu tabloyu ilerici ve barışsever bazı Kıbrıslı Rumların ayıpladığına da şahit oldum.

Fakat mesele bu değil…

Mesele, toplumsal şuur altlarımızdaki kadın-vatan sembolizmidir.

Üzerine “Enosis” yazarak yürüyen iri-yarı bir adam olsa, insanları bu kadar etkilemezdi.

Ya da resimdeki kız mesleki bir kıyafetle, örneğin avukat ya da doktor giysisiyle yürüse…

Hatta aynı kız daha kısa giyinerek yürüse…

Resimdeki genç kız, yürüme şeklinden kıyafetine, kıyafetindeki renklere kadar tam manasıyla bir “anavatan” sembolizmiydi…

Kıbrıslı Türkler için “vatan” kavramı “anavatan” ifadesiyle, Türkiye ile başladı.

Kıbrıslı Rumlar içinse Yunanistan “mitera patrida”, yani kelime anlamıyla tam olarak “anavatan” idi.

Yunancada kelimelerin üç cinsiyeti var: Eril, dişil ve nötr. 

“Vatan”, “ülke” ya da “vatan toprağı” anlamına gelen “patrida”, “hora” ve “yi” kelimeleri dişil kelimelerdir. 

Türkçede de bildiğimiz üzere “vatan namustur”.

Üzerinde “Enosis” yazan genç kız, bir tür kadın-vatan sembolizmi oluşturduğu için dikkat çekti ve tartışma konusu oldu.

Toplumsal cinsiyet eşitliği ve siyasette kadın-erkek eşitliği açısından Kıbrıs Rum toplumu da, Kıbrıs Türk toplumu da fazla parlak durumda değil.

Ancak her iki toplum da, kadını “vatan” ile özdeşleştirip milliyetçi bir sembol haline getirmekte başarılı.

Kıbrıs’ın milliyetçilik uğruna şiddet yaşadığı 1955-1974 yılları arasında siyasette kadına rastlamak neredeyse olanaksızdı.

O yılların tutkulu milli davalarına ilham kaynağı olan, iki toplumun neredeyse tüm bireylerinin zihinlerinde şöyle ya da böyle, az ya da çok yer eden “anavatan” kavramı hariç…

Aslında bu topraklarda savaşı yapanlar, yani silahlananlar erkekti.

Ancak uğruna savaştıkları vatanlar birer “ana” idi.

Ve tabi eşlerini, babalarını, kardeşlerini ve oğullarını kaybederek en derinden yaralananlar yine kadınlar ve analar…


Bu makale 971 kez okundu.


MAKALEYE YORUM YAZ
YAZARIN ÇOK OKUNULAN MAKALELERİ


DÖVİZ
DOLAR ALIŞ: 2,97 TL SATIŞ: 3,02 TL
STERLIN ALIŞ: 3,91 TL SATIŞ: 3,97 TL
EURO ALIŞ: 3,31 TL SATIŞ: 3,37 TL
KUR HESAPLAYICISI
=
© 2013 GAZETE360.COM - Tüm içerik GAZETE360.com'a aittir. İzinsiz alıntı yapılamaz.

Baba Bilgisayar