18 Ocak 2017

GAZETE360 YAZARLARI / Nikolaos STELGİAS

Nikolaos STELGİAS

Makarios Demirtaş İçin Erdoğan'a Ne Derdi?



Yanlış anlaşılmalara mahal vermeden hemen açıklamış olalım. 1960’lı yılların konjonktüründeki Kıbrıs Cumhuriyeti ile 2016 yılının Türkiye Cumhuriyeti arasında büyük farklar bulunmakta. Dış ve iç politika alanındaki egemenliğine kısıtlamalar getirilmiş olan (1960 cumhuriyeti) iki toplumlu Kıbrıs Cumhuriyeti’ni modern Türkiye’den ayıran birçok temel özellik bulunmakta. Bu gerçekliğe rağmen, 21. Y.y.’da modern tarihe ve siyaset bilimine ‘eleştiri’ ve ‘kıyas’ gözlükleri ile bakabilen bir tarihçi ya da siyaset bilimci açısından iki örnek arasında belirli bazı ‘benzerlikler’ de yok değil.

1960-1963 döneminde Kıbrıs Cumhuriyeti’nin döneminde bulunan Cumhurbaşkanı Makarios gibi günümüz Türkiye’sinin kontrolünü, 15 Temmuz gecesinden sonra net bir şekilde elinde bulunduran Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, kendi perspektifinden ‘tehdit’ olarak algılanan gerçekliklerle karşı karşıya kalmış durumdadır. Makarios ve Erdoğan’ın karşı karşıya olduğu tehdit ‘ortak topraklarda kendi kimliği –dini, etnik, kültürel, dil v.s.- temelinde özgürce ve otonom bir şekilde’ yaşamını idame ettirme arayışı içerisinde olan bir ‘kimlik’tir. Değişik varyasyonları ve dönemsel konjonktürü bir tarafa bırakacak olursak, Makarios’un karşılaştığı tehdit ‘Kıbrıs Türk kimliği’yken Erdoğan’ın karşı karşıya kalmış olduğu ‘tehdit’ demokratik özerklik şiarı temelinde modern Türkiye siyaset sahnesinde neredeyse tüm özgür siyaset yapma olanaklarını tüketen, siyasi ve kültürel ‘Kürt’ kimliğidir.

1959-1960 döneminde köşeye sıkışmışlıktan ötürü bir süreliğine Kıbrıs Türk kimliğinin işbirliğini arzulayan Makarios gibi, 2011-2013 süreçlerinde ünlü ‘Sri Lanka Modeli’nin iflası ve Türk tip başkanlık hevesi nedeniyle Erdoğan’da bir süreliğine Kürt kimliğin işbirliğini arzulamıştır (bkz. Barış Süreci). Her iki durumda da bu menfaat temelli arayışlar kısa süreli olmuş, Kıbrıs Türk ve Kürt kimliklerin otonomi ısrarı ve iç siyaset sahnesinde kendi, özerk siyasi çizgilerinde diretmelerinden ötürü, Makarios ve Erdoğan ‘müzakere masasını’ deviren simalar olarak modern tarih sahnesine adlarını yazdırmışlardır.

1962-1963 sürecinde, dış dünyanın tüm uyarılarına, Türkiye’nin sert mesajlarına rağmen, Cumhurbaşkanı Makarios 50 sene sonra Türkiye’de başka bir yönetimin ve Cumhurbaşkanının hayata geçireceği ‘yanlış uygulamaları’ Kıbrıs’ın modern siyaset sahnesine taşımıştır. Ne yapmıştır Makarios? İlkin yerel yönetimlere el atmıştır. Halkın seçilmiş belediye başkanlarını görevlerinden uzaklaştırmak için, İngiliz sömürge yönetiminden kalma ‘bizdeki’ kayyum tipi bir uygulamayı Kıbrıs’ın gündemine getirmeye kalkmıştır. Bununla yetinmeyen, Makarios Hükümeti iç siyaset sahnesinde Kıbrıslı Türklere seslerini yükseltmeye imkan tanımayan bir dizi ‘önlemler silsilesini’ sirkülasyona koymuştur (Ankara’daki gladyo, yani Özel Kuvvetler güdümünde silahlanan, terör eylemlerine girişen Kıbrıs Türk milliyetçi akımın ‘icraatları’ bu kısa yazının sınırlarını aşmakta, başka yazıların başlangıç noktasını teşkil etmektedir. Aynı durum Kürt Otonomi Hareketi’nin silahlı kolu için de geçerlidir).

Makarios bir adım daha ilerisine giderek, 1963 yılında, Rum milliyetçi, muhafazakar kesimin desteğine dayanarak, tek başına Kıbrıs Cumhuriyeti Anayasası’nı değiştirmeye çalışmıştır. Bununla da yetinmeyen Makarios Anayasayı ihlal edip Rum tarafına silahı bir örgüt kazandırmıştır (Milli Muhafız Ordusu). Bu örgüt sonraki yıllarda, silahlı çetelerle birleşip Kıbrıslı Türklerin yoğunlaştığı bölgeleri terörize etmiştir (bugünlerde Mardin ve Diyarbakır’da karşılaştığımız görüntülerin bir tekrarı).

Makarios’un adımları, otarşik açılımları hızlı adımlarla Kıbrıslı Türkleri Kıbrıs Cumhuriyeti’nin ‘resmi’ siyaset düzleminin dışına çıkarmıştır. 1963 yılına derk otarşizme direnen Kıbrıs Türk tarafı, o yılın Aralık ayında Kıbrıs siyaset düzlemi ile olan bağlarını koparmıştır. Bu gelişmenin önemli bir sonucu gündeme damgasını vurmuştur. Siyasetin sustuğu ve silahların patladığı bir ortamda Kıbrıs Türk toplumunda inisiyatif tamamıyla milliyetçi ve militer bir örgütün eline geçmiştir. O dönemde Kıbrıs Türk toplumundaki farklı sesler ve tabii ki Sol şiddet sarmalı içerisinde ‘boğulmuşlardır’.

Makarios Hükümetinin hataları 1959-1960 yılında güç bela ve bin bir zorlukla inşa edilen çok kültürlü ortaklığın sonunu getirmiştir. Dahası, 1974’te Türk Silahlı Kuvvetlerinin adaya çıkarma yapmasıyla beraber Kıbrıs Cumhuriyeti’nin toprak bütünlüğü son bulmuş, aynı tarihi kaderi paylaşan adalı bir toplumun hayatları tel örgülerle birbirinden ayrılmıştır.

Yukarıda kısaca arz etmiş olduğumuz nedenlerden dolayı bu kısa yazımıza iddialı bir başlık seçtik. Makarios bugün yaşasa muhakkak ‘bizim’ Erdoğan’a bazı uyarılarda bulunurdu. Otarşizmin, ‘terörü önleme’ retoriğinin otonom bir siyasi, kültürel kimlikle hesaplaşmada hiçbir işe yaramadığını Makarios Erdoğan’a birinci elden anlatırdı. Siyaset yerine sirkülasyona koyulan ‘şiddet sarmalının’ yegane sonucunun sadece ‘yeni şiddet eylemleri’ olduğunu Makarios’tan başka birisi daha iyi bilebilir mi? Ya da bu tip stratejilerin B.M. üyesi, tanınmış bir devletin toprakların bölünmesi ile sonuçlanacağını Makarios’tan daha iyi bir şekilde Erdoğan’a anlatabilecek tarihi bir figür söz konusu olabilir mi? Ya da 1963 yılında Kıbrıslı Türk lider Fazıl Küçük’e uygulanan baskıların hiçbir olumlu sonuç doğurmadığını, aksine iki toplumdaki ‘uçları’ kışkırttığını Erdoğan’a Makarios’tan daha iyi kim anlatabilir? ‘Selahattin Demirtaş mahpusa yolculuğu kısa olabilir, ama esas mesele meclise geri dönmesi ya da artık bundan sonra dönüp dönmeyeceğidir’ sözünü en iyi şekilde ‘bizim’ Erdoğan’a iletecek olan da Makarios’tur. Hatırlatalım ‘onun baş ağrısı’ Fazıl Küçük, 1963’ten sonra bir daha Kıbrıs Temsilciler Meclisi’ne geri dönmedi.


Bu makale 302 kez okundu.


MAKALEYE YORUM YAZ
YAZARIN ÇOK OKUNULAN MAKALELERİ


DÖVİZ
DOLAR ALIŞ: 2,97 TL SATIŞ: 3,02 TL
STERLIN ALIŞ: 3,91 TL SATIŞ: 3,97 TL
EURO ALIŞ: 3,31 TL SATIŞ: 3,37 TL
KUR HESAPLAYICISI
=
© 2013 GAZETE360.COM - Tüm içerik GAZETE360.com'a aittir. İzinsiz alıntı yapılamaz.

Baba Bilgisayar