18 Ocak 2017

GAZETE360 YAZARLARI / Mehmet Ekin VAİZ

Mehmet Ekin VAİZ

Yazmak-Yazmamak ve “Yeniden” Yazmak



Uzun süredir yazmıyorum. Sebebi yok. Belki de sebebi çok demek lazım bilemiyorum.  Ama en azından “yazmamayı da denedim” diyebilecek kadar uzun süredir yazmıyorum. Artık yazmamakta deneyecek pek de bir şey kalmaması ile birlikte yeni şeyler denemek lazım oldu haliyle. O yeni olan şey de kesinlikle “yazmak” değil. Sadece “yazmak”tan epeyce bir farklı bir uğraş sözkonusu olan. “Yeniden yazmak” mevzubahis. Aradaki fark nedir derseniz, ayan beyan ortada derim: Mekan farkı. Başka bir yerden, “yeni”den yazmak.

“Yeniden yazmak”tan önce “yazmamak” üzerine birşeyler söyleyecek olursak, çocukluğunda Cüneyt Arkın’ın “Kara Murat” filmlerini gören nesil için “KARA MURAT HANGİNİZ?” sorusunun cevabı bangır bangır “KARA MURAT BENİM!”dir. Bu yazmaktır. Haykırmak, meydan okumak, çözüm üretmek, ben burdayım demektir. Yazmak, egodur. Klasiktir. Yazmamak durumunda ise daha farklı gelişmeler olur. Bir sessizlik vardır yazmamakta. Yazmamak memnuniyetle susmaktır. “KARA MURAT HANGİNİZ?”  diye sorulduğunda sazan gibi atlayıp “KARA MURAT BENİM!”  demek yerine, soruya soruyla karşılık vermektir: “Hakikaten hangimiz Kara Murat? Ve neden?” Bu noktada destan biter, kaos başlar. Kahramanın kahramanlığının sorgulandığı senaryo, epik olmaktan çıkar, o artık etik olmaya kafayı takmış durumdadır.  Yazmak ne kadar açık ve netse. Yazmamak o kadar karmaşık ve kaotiktir.

Soru sormak önemlidir ve sadece herhangi bir cevap bulmak için gerekmez. Bazen mevcut tüm cevapları değiştirmek için de gerekir. Peki tüm “doğru cevapların” anlamsız hale geldiği durum hangisidir?   Tabi ki soruların ÖSYM’den çalınmış olması durumu. ÖSYM sınavı tekrarlamak zorunda kalır. İnsanın kendi cevaplarının doğruluğundan hiç şüphesi yokken, tereddütsüz diskalifiye olması durumudur bu. Tüm doğru cevapların ortak bir zafiyeti vardır: Günün sonunda yanlış çıkabilirler. Yazmak doğru cevaplar bulmaktır. Yazmamak ise doğru sorular biriktirmek.

Ve nihayet “yeniden” yazmak… “KARA MURAT HANGİNİZ?” sorusuna, “Boşver Kara Murat’ı… Asıl sen kimsin?” demektir. “Yeniden yazmak” soruya soruyla karşılık vermekte ısrarcı olmaktır. Tıpkı esnemek gibi bulaşıcı olan kaos, her soruda biraz daha yayılır. “Boşver Kara Murat’ı… Asıl sen kimsin?” demek, Sokrates’ten bu yana yürürlükteki en yıkıcı/yaratıcı yöntemle, ki buna soru sormak denir, “en özne”leri, en “nesne”leri yerinden oynatmaktır. Bugüne kadar soruyu soranla hiç ilgilenmemiş olan, sadece Kara Murat’ın artistliğine odaklanmış bakış açısını değiştirmek demektir. Soruyu soranı nesne halinden özneye getirmek, Kara Murat’ın da janjanlı özneliğini sorgulamaktır yeniden yazmak. Yazmamak insana şunu öğretir: Yargılanmayı bırakmak için, önce yargılamayı bırakmak gerekir.

“Yeniden” yazmak yargı bağımsızlığı demektir. Ama öyle mahkemeler aracılığıyla falan değil. Yargı bağımsızdır çünkü herkesin herkesten bağımsız bir yargısı vardır. Bu durumda herkesin hükmü de sadece kendisi için bağlayıcıdır. Cevap vermek, hüküm vermek ve orta vadede bunların yanlışlığı ve hükümsüzlüğü ile yüzleşmek demektir. Oysa soru sormak sanki maddenin başka bir halidir. Cevap vermek katıysa, soru sormak gazdır. Cevaplar kırılınca azalır, ezilir, büzülür ancak sorular havada durdukları zaman hem aslı gibidir hem de daha çok vardır. Bir soru daha sorumak. Ve bir soru daha. Doğru cevapları bulma kaygısıyla değil, doğru soruları sorma kaygısıyla hareket etmek. Son kullanma tarihi olan, yer çekimine mağlup cevapların yerine, geri dönüşümü destekleyen, ayakları yerden kesik soruların eşliğinde yaşamak. İşte şimdilik böyle birşey… “Yeni”den yazmak…


Bu makale 118048 kez okundu.


MAKALEYE YORUM YAZ
YAZARIN ÇOK OKUNULAN MAKALELERİ


DÖVİZ
DOLAR ALIŞ: 2,97 TL SATIŞ: 3,02 TL
STERLIN ALIŞ: 3,91 TL SATIŞ: 3,97 TL
EURO ALIŞ: 3,31 TL SATIŞ: 3,37 TL
KUR HESAPLAYICISI
=
© 2013 GAZETE360.COM - Tüm içerik GAZETE360.com'a aittir. İzinsiz alıntı yapılamaz.

Baba Bilgisayar