16 Ocak 2017

GAZETE360 YAZARLARI / Hasan KAHVECİOĞLU

Hasan KAHVECİOĞLU

Elektrik statükosundan beslenenler...




Siyasetçinin “çiftlik”lerinden birinden daha “imdat” sesleri yükselmeye başladı...

Elektriğe; yüzde 20 ile 30 arasında bir zam “acilen” yürürlüğe girmezse, KIBTEK batacak ve Kıbrıs’ın kuzeyi karanlıkta kalacak, deniyor...

Siyaset kurumlarının; önümüze ciddi biçimde “projeler” koymasını beklerken, elektrik konusunda son 20 yıllık dönemde  ciddi sorumlulukları bulunan CTP ile DP’nin “şapka”dan çıkardıkları “tavşan”a bakın...

-Acilen zam...

Yönetim Kurulu’na yeni atanmış Başkan Erkan Okandan’ı dinlerken, insanın içi gerçekten acıyor...

Okandan; santrallerimizde üretilen elektrik maliyetinin yüzde 68.5’inin “fuil oil” olduğunu belirtiyor ve UBP döneminde yakıtın maliyetinin yüzde 323 oranında arttığını, UBP’nin; yasada zorunlu olmasına karşın zam yapmayarak “popülizm”le dört yılı boşa harcadığını savunuyor...

Eski Maliye Bakanı Ersin Tatar ise, elektriğe zam konusunun ikide bir Bakanlar Kurulu’na geldiğini, ancak zam yapmaya cesaret edemediklerini anlatıyor...

Yani, siyasetçinin; gecikmesinin, popülizminin, ihmalinin, hesabını iyi yapamamasının cezasını, şimdi yurttaş “takır takır” ödeyecek...

Şu “acı” tabloya bir bakın...

Ülkede, KIBTEK’e ait, 2 tane buhar türbünü, 6 tane de “jeneratör” var... Bunlar toplam olarak 330 MW (Megavat) bir enerji gücü demek... Öte yandan özel bir TC’li firma olan AKSA’nın da Kalecik’te 6 tane dizel santrali var. Onun da toplam enerji gücü 105 MW...

AKSA’nın gücü, KIBTEK’in gücünün nerede ise üçte biri... Ama bu özel ve güzel AKSA; bu ülkede üretilen elektriğin yüzde 60’ını üretiyor. Onun üç katı kurulu gücü olan KIBTEK ise toplam elektriğin sadece yüzde 40’ını üretiyor.

AKSA’ya; beş yıllık ilk dönemin ardından, 2008’de CTP döneminde uzun vadeli ve “Garantili alım” ayrıcalığı sağlandı.

Durumun “tüketici” açısından Türkçesi şu: AKSA üretecek, KIBTEK de, kaynağından kayıp ve kaçağı ile birlikte  aldığı elektriğin üzerine kendi kârını da koyarak “yapsatçılık” yapacak...

İşte elektrikte geldiğimiz nokta bu... Bu nedenledir ki, bir süreden beri yapılan “Özelleşme mi, yoksa özerkleşme mi?” tartışmalarını çok anlamsız, yersiz ve aldatmaca olarak görüyorum...

UBP geliyor, uyduruk yarı buçuk özelleştirmeler yapıyor. CTP geliyor onun “dik alasını” yapıyor. Sağcısı solcusu “Kamu da olacak, ama özel sektör de olacak” diye telefonun canına okudular... İki özel şirket bir yanda, devlet bir yanda... Telefon İdaresi, adeta can çekişiyor... Yatırım yok, yeni proje yok... Elektrikte de, “özelleşme yok” dediler, ama şimdi görüyoruz ki, özel santral, üretimde kamuyu geçti. Öte yandan sağlık ve eğitimdeki “özel” modeller, paralı okullar da “sistem”in içine iyice yerleşti.

Yani, elektrikte “özel”in dik alası var... AKSA üretiyor ama, “rekabet”e katılmıyor... En büyük tehlike olan “tekel”in kırılması için, siyasetçi bir yenilikçi model oluşturamıyor... Ya ne yapıyor? Özelden alıp bize satıyor... Zam da yapmıyor... Borçlar dağ gibi yığılıyor ve sonunda “İmdat, zam gerek” diye feryat ediyor...

Tabii; KIBTEK’in öyle yüzde 20’lik bir zamla kurtarılmasının mümkün olmadığı da söyleniyor... Bu kurum şu anda yılda 50 milyon dolar zarar ediyor. 2009 yılındaki borcu 70 milyon dolayında iken, bugün 200 milyon dolar civarında bulunuyor.

Biz; maliyetleri aşağıya çekecek diye seçim bildirgesine yazan CTP’nin, elektrik parası yarıya inebilir diyen Serdar Denktaş’ın “Kafa kafaya vererek” ne yapacaklarını merakla bekliyoruz...

Birikim Özgür, bu konuda çok yapıcı fikirler ileri sürüyor, çok pragmatik yaklaşımlar sergiliyor. Hatta Malta İşçi Partisi’nin elektrik konusunda yaptıklarından örnekler vererek bir sol partinin neler yapabileceğine ışık tutuyor.
Kimse KIBTEK özelleştirilsin, demiyor... Siyasal partilerimiz de, hatta Türkiye de...

“Ekonomik paket”teki elektrik bölümünde “üretim, dağıtım ve  iletimin ayrıştırılması”ndan söz ediliyor. Elektrik dağıtım sisteminin işletme hakkının devredilmesinden söz ediliyor. Ayrıca Haziran 2013’te enerji sektörü ile ilgili bir yasa çıkarılmasından söz ediliyor...

Şimdiye kadar bunların hiçbirisi yapılmadı...

Acaba, CTP ile DP elektrikte üretim dışındaki özelleştirmeyi kabul edecekler mi? Türkiye onlara “Bu iş maskaralık değil, yoksa benden zırnık alamazsınız” diyecek mi? 

Üstelik Serdar Denktaş, TC ile protokole ilişkin “Revizyon” çalışmalarının henüz başlamadığını söyledi. 

Dikkat ediyor musunuz? TC ne istediğini biliyor... Bunu anlaşmaya da koyuyor... Bizde, idaredeki siyasetçi “zam” diye ortaya çıkıyor... “Revizyon istiyoruz” diyor ama, ne yapacağını açık ve net olarak söylemiyor... Sivil toplumdan bazı sesler var... Onlar da “özerkleştirme” diyorlar... Onların da ayakları yere basan bir projesi yok...  Elektrik Kurumu çevresindeki “Statüko devam etsin” sesleri, diğerlerini bastırıyor...

Birikim Özgür’ün “Kriz kapıda” uyarısı ve “KIBTEK mevcut yapısı ile varlığını sürdüremez.” şeklindeki sözleri, bu konuyla ilgili tüm kesimlere ciddi bir uyarı niteliğindedir.

“Elektrik statükosu”ndan beslenenler, bu uyarıya kulak tıkayamazlar.

 

NOT: Ersin Tatar, Birikim Özgür ve Erkan Okandan’a atfedilen sözler, Sanayi Odası’nın Elektrik panelindeki ifadeleridir.


Bu makale 4072 kez okundu.


MAKALEYE YORUM YAZ
YAZARIN ÇOK OKUNULAN MAKALELERİ


DÖVİZ
DOLAR ALIŞ: 2,97 TL SATIŞ: 3,02 TL
STERLIN ALIŞ: 3,91 TL SATIŞ: 3,97 TL
EURO ALIŞ: 3,31 TL SATIŞ: 3,37 TL
KUR HESAPLAYICISI
=
© 2013 GAZETE360.COM - Tüm içerik GAZETE360.com'a aittir. İzinsiz alıntı yapılamaz.

Baba Bilgisayar