16 Ocak 2017

GAZETE360 YAZARLARI / Aysu BASRİ AKTER

Aysu BASRİ AKTER

Kanser Şoku



 

Eski bir kanser hastasıyım...

Ve Dünya kanser günlerinde ya da çeşitli kanser etkinliklerinde samimi söylemek gerekirse rahatsız oluyorum.

Bu hastalığı hatırlamaktan hoşlanmadığım için değil sadece, bu günlerin aslında farkındalık ya da yaptırım konusunda çok anlamsız kaldığını görmek rahatsız ediyor beni.

Siyasiler sayfa sayfa bildik demeçleri tekrarlamaya devam ediyor.

Sivil toplum örgütleri ise haklı olarak hastaların ihtiyaçlarını sıralayıp, ellerindeki verileri paylaşıyorlar.

Ama ne acıdır ki, örneğin Kanser Hastaları Derneği'nin kendine ait istatistiki verileri vardır ama örneğin Sağlık Bakanlığı'nın bu hastalığın genel seyri konusunda detaylı verisi yoktur.

Dernek, kendine üye olan 8 bin kanser hastası olduğunu söylüyor.

Peki üye olmayan?

Bunu bilmiyoruz.

Yine kendi verilerine göre kansere 6 bin kurban verilmiş.

Ve dernek yine kendi kayıtlarına dayanarak son 4 yılda mide ve bağırsak kanserlerinde artış olduğunu, prostat ve meme kanserlerinin de ön planda seyrettiğini belirtiyor.

Tabii gönül isterdi ki, bu verilerin çok daha detaylısını Sağlık Bakanlığı verilerinden elde edelim.

Bunlar yanında bu korkunç rakamların nasıl geriletilebileceğine dair çalışmalar izleyelim.

Kanser sadece Kuzey Kıbrıs'ın sorunu değil, Güney'de de korkunç bir tablo var. Ancak Rum Sağlık Bakanlığı verileri, Kuzey nüfusunun iki katı olan Güney'de hasta sayısının 3500 olduğunu açıkladı.

Bu da demek oluyor ki, biz yarısı kadar nüfusta, dernek verilerinin dışında da hasta olduğunu düşünürsek, neredeyse 3 kat daha fazla yakalanıyoruz bu hastalığa.

Aynı havayı soluyan yanyana yaşayan iki toplum arasındaki bu büyük fark sadece genetik faktörlerle açıklanamaz diye düşünüyorum.

****
Dünyada da tırmanışı durdurulamayan kanser vakaları karşısında, özellikle beslenme ve yaşam koşullarının doğallaştırılması konusunda son yıllarda büyük bir artış gözlemleniyor.

Çünkü veriler, kanser vakalarının %40'ının önlenebilir olduğunu söylüyor!

Bir süre önce Amerikalı ünlü şef Jamie Oliver, dünyanın en büyük fast food zinciri Mc Donald's a karşı başlattığı savaşı, büyük bir zaferle kazandı.

Oliver, hamburger köftelerinin et artıkları kullanılarak yapıldığını ve bu artıkların da amonium hirdoksid ile yıkandığını, bunun sağlığa çok zararlı olduğunu ve kullanılmaması gerektiğini söylüyordu.

Nitekim NewYork Times'ın da desteğiyle daha ucuza daha lezzetli hamburgerler elde etmek ve salmonella gibi hastalıkları önlemek için başvurulan bu yöntem, Mc Donald's tarafından terkedildi. Şirket geçtiğimiz yıl yaptığı açıklamada, artık tariflerinde bu yönteme başvurmayacağını açıkladı.

Biz bırakın dev bir zincire kafa tutmayı, sadece tarladaki sebze meyvede kullanılan zehirlerin etkin denetimini bile sağlayamıyoruz. Üstelik sadece tarladakine değil, ithal ürünlerdeki zehire de maruz kalıyoruz.

Denetimlerde yakalanan suçlulara ise, bunu ikinci kez tekrarlamalarını önleyici bir yaptırım uygulamıyoruz.

Marketten aldığımız ürünlerin sertifikası ya da menşei ile ilgili bilgi sahibi olamıyoruz.

Zaman zaman gündeme gelen ve hormonlu tavuk üretiminden, kaçak kırmızı ete, limit üstü kalıntılı sebze ve meyvelere kadar uzanan korkularımız, belli bir dönem içinde, aslında o korktuğumuz şeyler ortadan kalkmadan geçip gidiyor.

Sorun sadece yasalarla değil, farkındalığın yükselmesi ve insan hayatına verilen değerin artmasıyla ilgili.

Ne yazık ki gelişmekte olan ülkelerin en önemli sorunlarının başında geliyor insan hayatının değersizliği.Ve şimdi Rum Sağlık Bakanı'nın açıklamalarına baktığımda sınırın bu yanında daha az değerde yaşadığımızı anlıyorum.

Yoksa neden bizde en az 8 binden fazla kanser hastası varken, iki adım ötemizde  3500 hasta var?


Bu makale 8343 kez okundu.


MAKALEYE YORUM YAZ
YAZARIN ÇOK OKUNULAN MAKALELERİ


DÖVİZ
DOLAR ALIŞ: 2,97 TL SATIŞ: 3,02 TL
STERLIN ALIŞ: 3,91 TL SATIŞ: 3,97 TL
EURO ALIŞ: 3,31 TL SATIŞ: 3,37 TL
KUR HESAPLAYICISI
=
© 2013 GAZETE360.COM - Tüm içerik GAZETE360.com'a aittir. İzinsiz alıntı yapılamaz.

Baba Bilgisayar