82 ANAVATAN 32 ŞÜKRAN…

0
176

Akıncı ile Erdoğna geçtiğimiz haftalarda önce çalışma toplantısı, ardından da ortak basın açıklaması yaptı…
Bir arkadaşım bana, “Ortak basın açıklamasında Akıncı’nın yaptığı konuşmanın neresini beğendin” diye sordu…
Ve “Diğerlerinden fakı neydi” diye ekledi…
Aklıma hemen İrsen Küçük geldi…
Ve de Derviş Eroğlu…
Özgürgün, Ertuğruloğlu, Atun ve diğerleri…
Bu kişiler de Türkiye’deki yetkililer ile defalarca görüştüler ve birlikte basın toplantıları düzenlediler…
Hepsi de bu ortak açıklamalarda Türkiyeli yetkilileri ve Türkiye’yi övmekten, Kıbrıslı Türklerin istek ve görüşlerini dillendiremediler…
İşte Akıncı’nın diğerlerinden farkı buydu…
Konuşması içerisinde tek bir kez bile “Anavatan” demedi…
Defalarca muhattabına “Şükran” çekmedi…
Sözlerine, “Biz size muhtacız” diye başlayıp, “Siz olmazsanız, biz de olamayız” diye bitirmedi…
Oysa Akıncı’nın yerinde Özgürgün olsaydı yapacağı konuşmanın içerisine 82 kez “Anavatan”, 32 kez de “Şükran”ı sığdıracaktı…
Yine ezilecektik…
Kendimizi aşağılanmış hissedecektik…
İşte fark bu…
Yeterli mi?
Elbette değil…
Sayın Akıncı’dan bu toplumun beklentisi ve isteği bellidir…
***
Cumhurbaşkanlığı seçimleri döneminde Akıncı’ya ilk saldırı Eroğlu’ndan gelmişti…
Eroğlu, Akıncı’yı neredeyse “Fethullahçı” ilan edecekti…
Olmadı, başaramadı…
***
Ardından Özgürgün saldırdı…
Akıncı’ya “Çözüm dilencisi” dedi…
Akıncı’yı, ELAM ile aynı kefeye koyacak kadar ileri gitti…
Ancak günün sonunda cumhurbaşkanının ayağına kadar gidip görüştü ve çıkışta, “Gelişmelerden memnunuz” açıklaması yaptı…
***
Şimdi sıra Tahsin Ertuğruloğlu’nda!..
Akıncı’yı “Çözüm saplantılı” bir insan olarak lanse eden Ertuğruloğlu, Akıncı’nın insanlara sahte umut dağıttığını iddia etti…
Oysa kendisinin dağa çıkma fikri realitenin taa kendisiydi!..
Tüm bu saldırıların ve absürd açıklamaların tek bir nedeni var, o da mevcut düzenin bozulma ihtimali!..
Çünkü bu düzen bozulduğu anda bahsettiğimiz kişilerin de siyasi yaşamları son bulacaktır…
Bu durumu en iyi kendileri biliyorlar…
O nedenle ısrar ve inatla çözüm için mücadele eden her kim varsa ona saldırıyorlar…
Bu toplumun istekleri…
Gençlerin ve çocukların geleceği…
Ülkelerinin bağımsızlığı falan, bunlar bahsettiğim kişilerin zerre kadar umurunda değil…
***
Değerli okurlar, çok hareketli günlerin bizleri beklediği açıktır…
O nedenle Kıbrıs’ta bir çözüm için hep birlikte, korkmadan ve yılmadan mücadele etmeliyiz…
Federal çözüm benim ilk tercihim mi?
Hayır, değildir…
Ancak federal çözüm şu anki durumdan çok daha iyi bir tercihtir…
O nedenle ben kişisel olarak bu çözüm modelini destekliyorum…
Ki bana göre toplum olarak bunu savunmaktan da başka çaremiz yok!..
Çünkü aksi durumda hızla yok olmaya devam edeceğiz…