Guterres raporu kaygı ile bekleniyor

0
397

BM Genel Sekreteri’nin önümüzdeki pazartesi günü Güvenlik Konseyi’ne  iyi niyet misyonuyla özel temsilci Jane Holl Lute’un misyonuyla ilgili raporu ve sürece ilişkin açıklamalar Rum basınında geniş yer aldı.

Alithia, “Gözler New York’ta… Antonio Guterres’in Pazartesi Günü Güvenlik Konseyi’ne Sunacağı Raporla İlgili Kaygı” başlığıyla manşete çektiği haberinde, raporda, BM Genel Sekreteri Antonio Guterres’in misyonunun çöktüğü ve Kıbrıs sorununda kesin çıkmazın ilan edileceğini iddia edildi. BM Genel Sekreterliği’nin, tarafların talep etmesi halinde geri dönmeye hazır olduğu rutin ilavesini yapacağı da savunuldu.

Genel Sekreter’in bu çöküşün sorumluluğunu şimdi mi yükleyeceği, yoksa BM Barış Gücü’nün görev süresine ilişkin görüşmeleri mi bekleyeceği “kaygıyla” merak ediliyor.

Gazete, DİSİ Başkanı Averof Neofitu’nun açıklamalarının Rum siyasi liderliğinin yaşadığı kaygıyı göstermekte olduğuna dikkat çekti. Neofitu’nun “diyaloğun yeniden başlamasından başka yol yok. İki bölgeli iki toplumlu federasyon çözümün alternatifi yoktur. Zaman geçtikçe bizim tarafın sorunları katlanacak” yönündeki sözleri de aktarıldı.

Habere göre, Averof Neofitu şunları söyledi:

“B, C ve D planlarını bir kenara bırakın. İki bölgeli, iki toplumlu modelde çözüm bulamazsak hangi modelde bulacağız? Üniter devlet mi, yoksa iki devlet mi? Başka hangi alternatifler kaldı? Üniter devlet, elbette tercih ederim.  Kıbrıslı Türklere de sorduk mu? Kıbrıslı Türkler, Avrupa Birliği içerisinde iki devlet tercih eder.. B veya C planlarından konuşmayalım. Ya Güvenlik Konseyi kararları ve Genel Kurul’un oybirliğiyle aldığı kararlar tahtında çözüm bulacağız, ya da bu uzayıp giden çıkmaz Kıbrıslı Rumların aleyhine işleyecek.”

Neofitu, Amerikan Kongresi’ne Kıbrıs’a silah ambargosunun kaldırılmasını öngören yasa tasarısı sunulmasını kutladı ancak “Kıbrıs sorununu silahla mı çözeceğiz?.. Kıbrıs’ın ihtiyacı olan silah değil, Kıbrıs sorununun çözümü için siyasi araçtır. Amerika’yı ve Kongre’yi Kıbrıs sorununun çözümü yönünde çok önemli araç görüyorum” dedi.

Averof Neofitu gibi kaygılı bir açıklama yapan AKEL, Rum Yönetimi Başkanı Nikos Anastasiadis’e“Korumak istediğini savunduğu Guterres Çerçevesi’ni bozma”, Kıbrıs Türk tarafına da “Çerçeveyi devirmeye çalışma” eleştirisinde bulundu.

AKEL Basın Sözcüsü Stefanos Stefanu, “Başkan, sunduğu yeni fikirlerle Kıbrıs Rum tarafının itibarını zedeliyor. Müzakereler koptuğu yerden yeniden devam etmesi ön şartları yaratılacağına, bu perspektiften gün be gün uzaklaşıyor. Referans şartlarında anlaşma yerine, artık karşılıklı suçlama oyununa girdik. Bizim tarafın, olumsuz gelişmelerden en azından eşit derecede sorumlu görülmesi tehlikesi vardır ve bunun bütün sorumlusu da Başkan Anastasiadis’tir”

Rum Yönetimi Sözcüsü Prodromos Prodromu ise yazılı açıklamasında, AKEL’e Rum Yönetimi’nin tezlerine karşı çıkma eleştirisinde bulndu. Prodromu, “Başkan Anastasiadis buna rağmen müzakerelerin doğru zemin üzerinden başlaması için çalışmaya, ülkeyi Türk işgalinden kurtaracak, işleyebilir, sürdürülebilir bir çözüm istemeye devam edecek” dedi.

“BU İTİBARSIZLIKLA BM’Yİ NASIL İKNA EDECEK?”

Haravgi “Başkan Kıbrıs Rum Tarafının İtibarını Zedeliyor” başlıklı haberinde, Stefanu’nun dünkü açıklamasının detaylarına yer verdi.

Habere göre, “Başkan Anastasiadis’ten, Kıbrıslı Türklerin düşük politika organlarında bir olumlu oy talebini kabul etmesini kimse istemedi” diyen Stefanu, şöyle devam etti:

“Ancak bu,  Başkan Guterres Çerçevesi’nde bulunmayan veya yakınlaşmaları ortadan kaldıran yeni konular sunabilir anlamına gelmiyor. Başkan bunu birkaç defa yaptı: federal yetkiler uzlaşılmış iken, desantralize federasyon önererek yaptı. Uzlaşılmış ve Crans Montana’da teyit edilmişken Bakanlar Kurulu’nda bir olumlu oy konusunda yaptı.  Geçmişte talep edilen ancak reddedilen Parlamenter Sistem ve Dönüşümlü Başbakanlık önererek, başkanlık sistemine dair yakınlaşmayı ortadan kaldırdı. Başkan bu şekilde, korumak istediğini iddia ettiği Guterres Çerçevesi’ni bozuyor, Kıbrıs Türk tarafı da devirmeye çalışıyor. Başkan’ın bu tür yaklaşımları,  müzakerelerin yeniden başlama perspektifini zedeliyor ve Kıbrıs Rum tarafının itibarını bozuyor.. Bu itibarsızlık ile BM’yi Guterres Çerçevesi’ni devirmeye çalışanın Kıbrıs Türk tarafı olduğuna nasıl ikna edecek?”

Fileleftheros haberi “Sözcü: AKEL, Kıbrıs Rum Tezlerine Karşı Çıkıyor… AKEL: Başkan Çerçeve Dışında Yeni Öneriler Sunarak, Bizim Tarafın İtibarını Zedeliyor” başlığıyla okurlarına aktardı.

PRODROMU’DAN AKINCI’YA CEVAP

Gazeteler, Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı’nın dünkü açıklamasını çeşitli başlıklar atarak geniş ölçüde aktardı.

Politis habere “Sayımda Kaybettik… İşgal Bölgelerinde Yerleşiklerin ‘Vatandaşlığı’ Konusunda Ağır Baskı… Kıbrıslı Türk Lider Rum Tarafını ‘Ciddi Zihniyet Sorunu’ Olmakla, Başkan Anastasiadis’i de Sorunlu ve Kıbrıs Sorununa Tek Yanlı Yaklaşımla Suçladı” başlık ve spotlarıyla yer verdi.

Gazeteye göre, Rum Sözcü Prodromos Prodromu müzakerelerin Crans Montana’da koptuğu yerden başlamasını reddeden ve sürekli yeni talepler ortaya koyan tarafın “Kıbrıs Türk tarafı olduğunu” öne sürdü.

Prodromu Kıbrıs Türk tarafını “6 parametreli Guterres çerçevesini güvenlik konusunda sistemli şekilde etkisiz hale getirmeye ve nüfus oranı gibi ana koordinatları değiştirmeye çalışmakla” suçladı.

Alithia “Acıya Son Verme Tarihi Sorumluluğumuz Vardır… Akıncı, Başkan Anastaiadis’i Ciddi Zihniyet Sorunu Olmakla Suçladı”; Fileleftheros “Anastasiadis’in Ciddi Zihniyet Sorunu Var… Mustafa Akıncı’dan Siyasi Eşitliği Kabul Etmiyor Diye Başkan’a Yeni Saldırı”; Haravgi “Akıncı: Anastasiadis’in Açıklamaları Çatışma Tarzında ve Saldırgan” başlığını kullandı